Kevin Hakkında Konuşmalıyız


WE NEED TO TALK ABOUT KEVIN
İngiltere, 2011

Vizyona girme tarihi: 3 Şubat 2012

Yönetmen: Lynne Ramsay

Oyuncular: Tilda Swinton, John C. Reilly, Ezra Miller, Ashley Gerasimovich

35 mm / Renkli / 110′


Lionel Shriver yazdığı romandan uyarlanan bu filmi, psikoloji, korku ve gerilim sevenlerin ilgiyle izleyeceğini sanıyorum.

Neredeyse iğne oyası inceliğiyle işlenmiş karakterler salondan çıktıktan çok sonra bile sizi düşündürecek güçte. Ben sinema salonundan çıkarken filmin insan acımasızlığını bu kez bir yeniyetmenin üzerinden anlattığını düşünüyordum. Görünür hiç bir nedene dayanmayan, açıklaması ya da bahanesi olmayan bir acımasızlık ve nefretti izlediğim. Ancak, daha derin bir konu olduğunun farkına varmam için biraz zaman geçmesi gerekti.

Müthiş bir psikolojik korku filmi. Müthiş, çünkü kimsenin kolay kolay cesaret edemeyeceği bir konuya el atıyor; bir ana-oğul ilişkisi. Hemen her toplumda anne ve çocuğun kutsal ve özel sevgi bağlarıyla birbirine bağlı olduğu kabul edilir. Peki, bu her zaman doğru mudur? Ya anne doğurduğu çocuğu sevmezse? Bu konu hemen hemen tüm toplumlarda bir tabudur. Çoğu toplumda böyle bir ihtimal dile bile getirilemez. Ya aradaki bağ mecburiyet, korku, nefret ve intikama dayanırsa sonu nereye varır? Anne-çocuk ilişkisindeki hassas dengeleri bozmadan, büyük bir duyarlılık ve takdir edilesi bir tarzda perdeye yansıtan filmdeki anlatımın bu kadar vurucu olmasında, kanımca yönetmenin kadın olmasının büyük etkisi var.

Filmin akışı izleyiciyi deyimi yerindeyse perdeye mıhlıyor. Doğumundan itibaren izlediğimiz Kevin büyüyüp huysuz bebeklik dönemini atlatınca rahat bir nefes alacağını bekleyen seyirci, film ilerledikçe artan bir gerilim içinde buluyor kendini. Kevin önce zor ve asi bir çocukken, lise çağlarına geldiğinde yer yer kanınızı donduran bir soğukkanlılıkla davranmaya başlıyor.

Tilda Swinton, anne Eva rolünde, sinemada bugüne dek işlenen en kötü doğum sonrası depresyonunu inanılması zor bir gerçeklikle canlandırıyor. Jasper Newell’i Kevin’in çocukluğunu, Ezra Miller’ı ise gençliğini canlandırırken izliyoruz. Kevin’in çocukluğunu canlandıran Newell çok başarılı, özellikle bakışlarıyla yansıttığı duygular çok net. Bazı sahnelerde sinsi gülüşleri de bakışlarıyla birleşince söze gerek kalmıyor. Öyleki hislerini, nefretini tüm açıklığıyla bakışlarında görüyorsunuz.

Esasında çoğu sahnede yaşanan duyguları, ortamdaki gerilim ve psikolojik baskıyı anlamak için konuşmaları duymaya gerek yokmuş gibi geliyor insana. Bir de kırmızı rengin, film boyunca beklenmedik yerlerde ortaya çıkması izleyiciyi sürekli tetikte bekletiyor.

İskoç yönetmen, çocuğuna karşı ne hissederse hissetsin, çocuğunun tüm davranışlarının sorumlusu sadece anne midir? sonuçlarına o tek başına mı katlanmalıdır? sorularının yanıtını ise izleyiciye bırakıyor.

Son çektiği filmin üzerinden 9 yıl geçen Ramsay’in bir sonraki filmini izlemek için, umarım yine yıllarca beklememiz gerekmez.

Film Türkiye’de de 3 Şubat 2012’de vizyona girdiğinde pek çok kişinin Kevin hakkında konuşacağına şüphe yok.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s