22.01.2010

22 Ocak 2010 09:35, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

“Şefkati İstanbul’un kedilerinden öğrendim. Çocukluğumda Bahariye Caddesinde, daha o zaman yıprak bir Kadıköy evi,
kapısına üç-dört basamakla çıkılan. Basamaklardaki yiyeceği birisi yiyor, öteki tekir yemiyor, yiyecekleri patisiyle arkadaşına adeta ikram ediyor.
Neden sonra farkettim: Usul usul karnını doyuran tekir kör bir kedi! Bugün hala içimi sızlatır o kedi şefkati…”

Selim İleri

…İskele gişesi yanındaki banka oturmuş, dalgın, yorgun, aklımda kimbilir neler, balıkçıları seyrederken tente üzerindeki iki kediden birinin resmen sarkarak hemen altındaki, müşterilere bağıra çağıra balık satan balıkçının kafasına patisiyle bir iki kere yumuşakça vurduğunu gördüm. balıkçı meşguldü, gelen geçenle şakalaşıyor, müşteri ayartıyor, arada bir de müşterinin seçtiği balıkları tezgah arkasındaki yardımcısına temizlemesi için uzatıyor, para alıp üstünü ödüyor, velhasıl sürekli hareket ediyordu. Başını kaldırıp kediye bir şeyler söyledi.

Kedi tekrar yerine geçti. Bir nevi, balıkçının bir an için boş olduğu anı kollamaya başladı. Nitekim beş on dakika geçmeden yeniden sarkarak, patisiyle, aşağıda tam hizasına gelen balıkçının başına pıt pıt vurdu. Balıkçı başını kaldırmadan, seri bir hareketle, belli ki defalarca yaptığı gibi tezgahtan bir istavrit balığı alıp kediye uzatıverdi. İki kedi, aynı anda ısırdıkları balık ağızlarında, geriye çekilerek iki ucundan yemeye başladılar. bir yandan da kenardaki hırsız martıyı kolluyorlardı. Dayanamayarak kalkıp balıkçının yanına yaklaştım, yıllardır tanıdığım adam, sordum:

“Hep böyle mi yaparlar, niye yerden istemiyorlar balığı?”

Yüzüme neşeli bir bakışla bakıp :

“Abi yerler ıslak,kediler suyu sevmez ki” dedi. “Yukarıdan çalışıyorlar!”

Bu sahneyi fotoğraflamak için çok fazla beklemem gerekmedi, sıradaki diğer iki kedi de gelip aynen bir öncekiler gibi eğiip patileriyle balıkçının başına pıt pıt vurarak, sanki çalışıp haketmişler gibi güvenle, sıkboğaz etmeden, en uygun anı kollayıp balık istediler. “Yukardan çalışarak!” Açgözllük de etmeden, iki kedi tek balıkla yetinip çalışma alanını bir sonrakilere bıraktı. Şu yerküre üzerinde birlikte yaşadığımız hayvanlara hiç değilse etrafımızdaki hayvanlara biraz dikkatle baksa, ama şöyle durup dikkatle, ne maceralara, ne hikayelere tanık oluruz.

Kaynak : Arif Aşçı, İstanbul’un Sokak Kedileri,
Hikayesi olan kedilerin fotoğrafları sayfa:198-203

Reklamlar

One thought on “22.01.2010

  1. Geri bildirim: Şefkati İstanbul’un Kedilerinden Öğrendim… | Diyabetik Kedi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s