28.01.2011

28 Ocak 2011 14:43, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Bu hafta uzak diyarları, insanları anlatan bir kitap var. Yazarı Elif Köksal. Bu kitabı bir bakıma bir gün kranio-sakral öğretmeninin, hikâyeler ruhundan taşıyor artık senin, bize anlatıp anlatıp dikkatimizi dağıtma, kitap yaz, hem sakinleşirsin demesine borçluyuz.

1997-2008 arası Nepal’in başkenti Katmandu’da yaşadım. Dünyanın tek Hindu krallığının son on yılına, Nepal’in iç savaşına denk geldim. Sonunda Maocu gerillalar Kral’ı devirdi. Yeni cumhuriyetin ilk yıllarını gördüm. Günlük hayat Katmandu’da yine günlük hayattı. Alıştığımız öbür yerlerde yaşamaktan bir düzlemde pek farklı değildi. Nepal’de ama başka düzlemler de vardı sanki, onlar sahiden başkaydı: Mesela Himalayalar. Katmandu şehrinin kuzeyinde bir uçtan bir uca altı, yedi, sekiz bin metrelik dağlar öyle duruyorlar. Bakması öyle mıknatıslı ki insan kendini dağların yüzü suyu hürmetine orda öyle bıraksa, memleketine dönmeyi unutsa şaşmamak lazım.

Biriyle tanışırken, güzel isminiz nedir? diye soruyoruz. Merhaba ve hoşçakal yerine ‘İçindeki tanrıyı selamlarım,‘ diyoruz, nasılsın yerine de ‘Pilavını yedin mi?‘ diye soruyoruz. İçine tanrıça girmiş küçük bir kız çocuğunun yüzü suyu hürmetine Nepal’in ayakta durduğuna inanıyoruz.

Ölüm mesela, ağır, karanlık bir yer değil. Bedenimiz tapınak, aile en önemli şey, evlilik kutsal, kocalar Tanrı Vişnu’nun evimizdeki temsilcisi. Annemizle babamız bizim için neyin iyi olduğunu bizden iyi biliyor, eminiz.

Duygularımızı açığa vurmak ayıp, kızgınlık göstermek karakter zayıflığı. Karşımızdakini üzecekse doğruyu söylemek terbiyesizlik, teselli edici yalanlar bulmak erdem. Sokakta etrafımızdakileri hoş görmek üzerine kurulu bir hayat düşünün: Olmayacak bir şey yapan birine sinirlenmek yerine gülüveriyoruz. Trafikte şoförler burada çok küfredeceğimiz durumlarda kocaman sırıtıyorlar. Sahiden.

Sevgili okuyucu, size en azından elinizde kitabım varken bu ruh halini diliyorum.

diyen bir önsözle başlıyor kitap. İçinden kimi alıntılar;

Sabahları beşte kalkıyoruz, ziyaretler ve telefonlar altı-yedi civarında gerçekleşiyor. Misafirlerle otururken hep karşılıklı konuşmak durumunda değiliz, uzun suskunluklar normal. Sabah yedide evinize gelip oturan misafirin gördüğü bir gazeteyi kitabı karıştırmaya başlaması da normal misafir davranışı.

Telefonların yanlış düşmesi normal olduğu için, birini aradığımızda “Alo” yerine “Nereye düştü?” diye soruyoruz.

Triçen Rinpoçe 22 Ocak günü bir çeşit öldü. Kalbinin durduğunu gazetede okuyunca arkadaşımı aradım. Bağrımız yanıyor ama bedeni çok eskimişti, yenisini edinme vakti geldiydi, dedi…

Yazarla yapılan bir röportajdan:

Türkiye’den gidesim vardı. Sokaklarında dolaşırken etraftakilerin ne konuştuğunu anlamayacağım bir ülkede olmayı hayal ediyordum. O vakitler üzücü gibi görünen bir vesileyle, köpeğimiz çok havlayınca evden kovulduğumuz için, yeni ev tutacak paramız olmadığı için, her şeyi satıp yurtdışına çıktık.

Asya’da bir sene sırt çantasıyla dolaştık. Sonra Bangkok’ta iki buçuk sene öğretmenlik yaptık. İstanbul’dan da büyük bir şehir olan Bangkok’tan sonra küçük bir yerde yaşamak lazım geldi. Hayırlı bir yanlışlıkla gittiğim Katmandu o sıralar küçük ve mükemmel bir yerdi, savaş daha çok yeni başlamıştı, gözle görünmüyordu. Orada kalmak istedim. İki seneliğine gitmiştik, öğretmenlik kontratlarımız bitince başka yerde olmak istemedik; fakirlerle çalışan sivil toplum örgütleri elemanlarına dersler veren bir vakıf kurup yerleştik.”

Kaynak : Katmandu’da Ev Hali, Elif Köksal, Metis Yayınları

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s