16.02.2007

16 Şubat 2007 11:00, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!!!

Merhaba ,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Vaktin birinde Hindistan ülkesinde Debleşem Şah adında bir hükümdar yaşardı. Halkı ve ülkesi için çalışmayı çok severdi. Gecesini gündüzüne katardı.Bu yüzden ülkesi geliştikçe gelişmişti.Halkı da oldukça mutluydu. Debleşem’in ilginç bir özelliği vardı.Çok çalışmanın yanısıra eğlenceden de çok hoşlanırdı. Günlerden bir gün bir eğlence kuruldu. Yediler, içtiler. Sofrada kuş sütü bile vardı. Çalgıcılar türlü çalgılar çaldılar, söylediler.Padişah eğlence bittikten sonra bazı bilgin ve düşünürleri huzuruna çağırttı.Onlarla söyleşmek istedi.

Konu cömertliğin yararlarıydı.

Bilginler ve düşünürler eliaçık olmak gerektiğini savundular. Bu konuda çok ileri gittiler.O denli övdüler ki cömerdi,padişah Debleşem heyecanlandı, bütün hazinelerinin kapısını açtırdı. Ne varsa hazinesinden halka dağıttı. Yoksullar zengin oldu.zenginler daha da zenginleştiler. Ülkede bir tek yoksul kalmadı. Padişah Debleşem o gece bir rüya gördü. Düşünde nur yüzlü bir ihtiyar Debleşem’e şöyle diyordu:

Ey yüce padişah! Hazineni halka dağıttın, ödüllendireceksin.Sabah kalkar kalkmaz atına bin.Doğuya doğru git.Orada seni bir hazine bekliyor.Dünyanın bütün hazinelerinden daha büyük bir armağandır bu sana.

Debleşem Şah sabah uyanır uyanmaz yola düştü. Doğuya doğru yol almağa başladı. Günlerce at sürdü. Sonunda yüce bir dağa kavuştu.Dağın eteğinde karanlık mı karanlık bir mağara gördü.Önünde güleç yüzlü, ak sakallı bir ihtiyar oturuyordu.

Debleşem, ihtiyarın yanına gitti.Halini hatırını sordu.Gönlünü sevindirdi.İhtiyar da Padişah’a derin, anlamlı sözler söyledi.

Tatlı bir söyleşi başladı aralarında.

Debleşem Şah, hazineyi unutmuştu.Ayrılmak üzereyken Yaşlı Bilge, Padişah’a seslendi:

Padişahım! Bu mağaranın etrafında eşsiz bir hazine gizli. Benim dünya malında gözüm yok. Adamlarınıza emredin, hazineyi buldurun.

Debleşem, ihtiyar bilgenin bu sözleri üzerine rüyasını anlattı. İhtiyar Bilge’nin sözünü ettiği hazine, Debleşem’e düşünde vadedilen hazineydi. Derhal adamlarına haber gönderdi.Geldiler, aramaya başladılar gömüyü. Dört bir yandan kazıya başlandı.Günlerce sürdü kazı.Sonuçta altın , gümüş ve türlü mücevherlerden oluşan eşsiz bir hazine ortaya çıkarıldı. En çok mücevher, mahzendeydi.

Mahzende ayrıca, değerli taşlarla süslü bir sandık da bulunmuştu.Sandığın çelikten bir kilidi vardı.Usta bir çilingir getirildi, sandık açıldı.Mahfaza içinde bir hokka çıktı.Hokkayı Padişah Debleşem’e verdiler.Padişah hokkayı açtı.İçinden beyaz renkte ipek bir levha çıktı.Levhada ibranice yazılar vardı.Padişah İbranice bilmiyordu,yazıda neler olduğunu ancak bir çevirmen bulunduktan sonra anlayabildiler.Tercüman levhadaki yazının anlamını şöyle özetledi:

“Ben, Hükümdar Hoşing Cihadar’ım.Bu hazineyi Hindistanlı büyük hükümdar Debleşem Ray için gömdürdüm.Ona hazineye sahip olacağı düşünde bildirilecek.Hazineyle birlikte ona bir de vasiyet bırakıyorum.Bu öğütleri dikkatle okusun.Mücevherlere kalbini bağlamasın.

Dünyada herşey gelip geçicidir.Üzerinde fena damgası olan hiçbir şeye bağlanmamak gerekir. Bir gün insanı bırakır gider.O bizi bırakmadan biz kalbimizden onu söküp atmalıyız.

Bu vasiyetteki gerçeklere bağlananlar dünya durdukça saygıyla anılırlar.”

Vasiyetname ondört bölümden oluşuyordu.Debleşem ve çevresindekiler çevirmenin okuduklarını ilgiyle dinliyorlardı.

Birinci Bölüm

Bir padişah kendisine bağlı kimselerden birini çok fazla sevebilir.Ona çok güvenebilir.Bunu gören bazı kişiler rahatsız olabilirler.Padişahın o adama olan yakınlığını kıskanırlar.Sevgisini çok görürler.Ve o kişiyi padişaha kötülerler.Onun hakkında çeşitli yalanlar uydururlar.Böyle bir durumda padişah söylenenlere inanmamalıdır.Kişiliğini iyi tanıdığı, kendisine yakın hissettiği o damı korumalıdır.

İkinci Bölüm

Bir padişah kötü niyetli insanlardan uzak durmalıdır.Yalancılarla düşüp kalkmamalıdır.İki yüzlüleri huzuruna almamalıdır.İnsanları birbirine düşürenlere fırsat vermemelidir.Çünkü bu huyları olan insanlar ortalığı karıştırmak için fırsat kollarlar.Yönetimde haksızlık yapılmasına neden olurlar.

Üçüncü Bölüm

Bir padişahın çevresindeki adamlarının içi ile dışı bir olmalıdır.Birbirlerini gerçekten sevmelidir.Saymalıdır.Yoksa devlet yönetimi aksar.Toplumun huzur için gerekli kararlar çıkmaz.

Dördüncü Bölüm

Bir padişahın, düşmanı yüzüne güldüğünde dikkatli olmalıdır.Bundan dolayı kendisini gurura kaptırmamalıdır.Daima uyanık bulunmalıdır.Eski düşman her zaman dost olmayabilir.

Beşinci Bölüm

Öyle şeyler vardır ki korunması elde edilmesinden daha güçtür.Bu yüzden kazanılan bir şeyin korunmasına daha çok önem verilmelidir.Önem verilmezse elden çıkar, gider.

… uzun olduğu için devamı gelecek haftaya 😉

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s