Böyle bir sohbeti özledim

Ne diyeceğim bir ara şöyle saate bakmadan oturup sohbet edelim.

Hem de nasıl biliyor musun?

Önce herkes koltuklarda otururken sonra saat ilerleyip de konuşulanlar dallandıkça hani bacaklarını toplarsın, koltuğa şöyle iyice yerleşirsin ya farkında olmadan, elindeki çay-kahve neyse ondan birer yudum alıp sohbet koyulaştıkça…

Sonra birisi kalkmiştır bir nedenle gelir yerine değil de tutar yere oturuverir, birer birer herkes yere inerken bağdaş kuranlar, birbirine yastık uzatanlar ve bu arada hep birileri heyecanla bir şeyler anlatmaktadır, diğerleri de hep konuşana yönelmiştir zaten…. yerde mutlaka bir çerez olmalı, karışık kuruyemiş ya da cips, ama mutlaka cipsse sostan halıya düşen damlalar, kuruyemişse avuçtan kaçıp koltuk altında kaybolanlar yüzünden birbirine kaçamak gülümseyen, boşver bakışları fırlatanlar… fondaki müzik, aralarda dalıp gidenleri alır ve bambaşka zamanlardan bambaşka görüntülerden geçirip bir yerlerde bırakır ki, diğerleri farkedinceye kadar o dakikalar ne kadar uzun gelir….

Sonra gözler kapanmaya başlar, zaten uzun zamandır esnemeler birbirini getirmiştir, gözucuyla saate bakanlar, hafiften yastığı kaydırıp koltuğun koluna, kenarına, köşesine yaslanan hatta yastıkla da bunu destekleyenler olur… “hadi yatalım bari”ler, “saat kaç olmuş?”lar… Sırayla mutfağa, banyoya ziyaretler, bir çekmeceden çıkan tertemiz çarşaflar, “sen nasıl yastıkta yatarsın?” sorusu; sanki “ızgaranızı nasıl alırsınız? az pişmiş mi? iyice pişsin mi?” diye sorar gibi… üstünüze yorgan, pike ne verilirse hiç ses çıkartmadan kabullenirsiniz, eğer istediğiniz yastığı bulduysanız, ki bu pek nadir olur, o gece iyi bir uyku sizi beklemektedir…..

O gece, aslında her halikârda iyi bir uyku beklemektedir sizi; dostlarla çevrelenmiş, anlatmış, içini dökmüş, rahatlamış, dinlemiş, teselli etmiş, onu kızdırana siz ondan çok kızmışsınızdır ve bütün duygusal yorgunluklarınız akmış gitmiştir üstünüzden. Geri kalansa sadece fiziksel yorgunluktur. O da birkac saatlik uykuyla nasılsa geçecektir.

Mutlak ama mutlak sona kalıp mırıl mırıl konuşan 2 kişi olmalı, diğerleri uykuya dalacakken sitemkâr “hadi ama sabah devam edersiniz“, derken aslında, hadi siz de uyuyun da sabah kaldığımız yerden devam edelim ben artık dayanamıyorum demektedir.

Ben böyle bir sohbeti özledim……
(2003)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s