12.03.2010

12 Mart 2010 13:11, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Doğruluk ve utanmanın devlet yönetiminde başta gelen erdemler olduğunu, onlarsız toplum yaşamı düşünülemiyeceğini bilgeler bilgesi Platon dile getirmiş ilk önce. Protagoras diyalogunda erdemlerin öğretilir şeyler olduğu konusunda Protagoras’ın ağzından insan türünün doğuşu üstüne, mantığa dayanan bir açıklama yerine, yaşlıların gençlere anlattığı bir masal kanalıyla erdem sorununa ışık tutuyor.

Masal şu:

Tanrılar ölümlülerin, yani canlıların yaratılması için gerekli zaman gelince, toprak, ateş ve bunlara karışabilen şeylerden oluşan bir hamurla onlara yer altında biçim veriyorlar. Işığa kavuşacakları an gelince, tanrılar (ölümsüz tanrılar), her birine gerekli güçlerin dağıtılmasını Prometheus‘la, kardeşi Ephimethus‘a bırakıyorlar. Ephimethus, ölümlülere yetenek ve erdemleri dağıtma görevini yükleniyor. Kimilerine hız veriyor, güç vermiyor; kimilerine silah, kimilerine korunma aracı olarak başka güçler veriyor. Küçük yapılılara, kaçmak için kanat sağlıyor, kimilerine de yeraltında sığınma becerisi. Her bir türü, birbirinden kormak için bir takım güçlerle donattıktan sonra, Zeus‘tan gelecek hava değişikliklerini göz önünde tutarak, kimilerinin üstünü kalın deri ve tüylerle kaplıyor, kimilerinin ayaklarına tırnak takıyor. Daha sonra, her türe ayrı ayrı besinler sağlıyor, kimine otları, kimine yemişleri, kimilerine ağaç ve bitki köklerini, kimine de hyvan etini öngörüyor. Ama yenip yutulanların türlerini tükenmekten kurtarmak için de yiyenlerin az, yenilenlerinse çok olmasına dikkat ediyor.

Prometheus, kardeşinin başarısını kutlamaya geldiğinde, yazıklanarak görüyor ki, insan türü çırılçıplak kalmıştır. Kardeşinin bu dalgınlığını onarmak için kollarını sıvayıp ilk olarak, Hephaistos’a Athena’dan, sanat ve teknik, yetenekle ateşi çalarak, onları çaresizlik içindeki insanlığa armağan ediyor. Böylece, insanlar yaşamlarını korumaya yarayacak bilgileri ve becerileri elde ediyorlar. Ne var ki, birlikte yaşamayı sağlayan devlet sanatını bilmiyorlardı. Kendilerini korumak için biraraya geliyor ve şehirleri kurmaya yelteniyorlardı ama, birleştiler mi de, devlet sanatını bilmedikleri için, birbirleriyle didişip dağılmaya yüz tutuyor, vahşi hayvanlara yem oluyorlardı. Bunun üzerine Zeus, insan türünün tükenmesinden korkarak, şehirlere düzen sağlamak, insanlar arasında dostluk kurmak için Hermes’le insanlara doğruluk ve utanma duygularını, yöneten yönetilen ayrımı yapmadan, herkese eşit olarak dağıtıyor.

Doğruluk ve utanma işte size, insanlık ilişkilerinde, insanla devlet, devletle toplum ilişkilerinde, ön sıraya alınması, baştacı edilmesi gereken iki erdem.

Vedat Günyol – Orman Işırsa T. İş Bankası Yayınları

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s