Madrid

İki haftalık İspanya gezimize Madrid’den başlıyoruz. 11 Haziran Cumartesi sabah, Madrid Barajas Havaalanı’na iner inmez Terminal 2’deki turist ofisine uğradık. Oldukça kalabalık olan ofisteki ücretsiz broşür ve haritalar gayet güzel, ancak kalabalığın asıl nedeni şehir içi ulaşımda kullanılan, günlük sınırsız ulaşım kartlarının burada satılıyor olması.


….

Plaza Mayor büyük ve oldukça turistik bir meydan. Gecikmiş öğle yemeğini orada olduğunu öğrendiğimiz bir yerde yiyeceğiz. Meydana açılan dar sokaklardan birinde Mutfak Öyküleri (Kitchen Stories) adlı bir yeri arıyoruz. Fazla dolaşmamıza gerek kalmadan mütevazi görünüşlü yeri buluyoruz, ancak masaların hepsi dolu. Biraz bekleyip yemeğimizi orada yiyoruz.

….

Yemekten sonra biraz o civarda dolaşıyoruz, sonra müzelere gitmek üzere metroya yöneliyoruz. Müzelerin olduğu bölgede Atocha istasyonu, Prado ve Reina Sofia Müzeleri, muhteşem bahçeleriyle Real Jardin Botanico ve Retiro Parkı yer alıyor. Hepsinin birbirine yürüme mesafesinde olduğunu söylemekte fayda var.

Madrid denince ilk akla gelenler elbette Reina Sofia ve Prado müzeleri. Her iki müze de hakkıyla gezilmek istenirse, bir kaç gün ayırmak şart. Avrupa’da bir şehri gezerken, müzelerini gezmeden şehrin gezilmiş sayılmayacağını bir çocuğa anlatmak için, bence Madrid çok iyi bir örnek. Ne var ki 7 yaşındaki bir çocuğa müzeyi onu sıkmadan hatta mümkün olduğunca merakını uyandırarak gezdirmek için ön hazırlık yapmak gerektiği kesin.

Yazının devamını Gezinim sitesinde, buradan okuyabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s