18.05.2007

18 Mayıs 2007 15:22, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Accenture’ın genel yaklaşımı :

“Kaç fikriniz olduğu değil, kaçını gerçekleştirdiğiniz önemlidir”

Doğumgünlerinde geçmiş yıllara dönük kişisel muhasebe yapanlardanım. Hala istediğim gibi biri olabilmek için daha öğrenmem gereken çok şey olduğunun, daha uzuuun zaman bir çok konuda çaba göstermem gerektiğinin farkındayım. Belki de bu nedenle o günler yaklaştıkça günlük ritmden uzaklaşmak, o haftayı mümkün olduğunca alışageldiğimden farklı bir coğrafyada geçirmek hoşuma gider. Bu bana bir çok şeyi sorgulamak ve tekrar gözden geçirmek için bir fırsat verir. Yeni bir yaşın öncesinde, aşağıdaki yazı hoşuma gitti, sizlerle de paylaşmak istedim;

1 ocak 1990. Nagano-şi, Japanya. Zenkoloji Tapınağı. Kondo Holü, Japonya’nın Japon damına sahip en büyük ahşap binasıdır. 1707’de tamamlanan bu tapınak otuz metre yüksekliğindedir ve 1766 mertekarelik bir alan üzerine kurulmuştur. Devsel boyutlardadır. Fransa’daki Gotik Chartres Katedralinin Japon karşılığıdır.

İçerde, yüksek mihrabın orada, Amida üçlüsü bulunur (Amida Buda, iki yanında da Kannon ve Daisişi bodhisattava’ları) Mihrabın sağında bir merdiven vardır. Oradan upuzun, zifiri karanlık, dairemsi bir koridora girilir. Koridor, mihrabın altına doğru sapar. Bu koridorun bir yerinde, duvarda bir kilt asılıdır. Siz bu karanlık yolda el yordamıyla ilerlerken şansınız tutar da kilide dokunabilirseniz, kaderinizde Budist cenentine gitmek yazılı demektir. Ya da … öyle inanılır.

Ben ocak ayının birince günü oradaydım. Karanlıkta duvarları tuta tuta ilerliyor, karımı da elinden tutmuş, arkamdan çekiyordum. (Karım karanlıktan korkar. Ben de korkarım. Ancak o bunu bilmez, benim elimi tuttuğu sürece tehlike olmadığını düşünür. Aile efsaneleri.) Her neyse, o ahşap tünelde ilerlemeye çalışıyorduk. İçerisi gerçekten çok karanlıktı.

Duvarlara,tavanlara, yerlere dokunup kilidi araya araya gidiyordum. Bulacaktım o kilidi. Ama ben Batı türü kilit arıyordum. Elime değecek bir şeydi aradığım. Şansım tutmuyordu. Sonunda karanlıkları yarıp yeniden aydınlığa çıktığımda, içimde hem rahatlama vardı, hem de o koridorda kilit falan olmadığı yolunda bir kuşku. Herhalde bir başkası bulmuş, alıp gitmişti. Ben karanlıklarda boşuna dolaşmış, hiçbir şey bulamamıştım.
Papaza bunu sordum. Yüzüme anlayışlı anlayışlı gülümsedi.

“belki de doğru şeyi doğru biçimde aramıyordunuz” dedi.

“Bu bir geçiştir. Koridorun kendisi kilittir. Bir yıllık hayatı temsil eder. Kilidi açmak demek, karanlık yolculuğu cesaretle ve yüreğinizde ışıkla yapmak demektir.

Mutlu Yeni Yıllar.”

Cennete gitmek deyince Cem Boyner’in çok güzel bir lafını hatırladım; ünlü işadamımız “Herkes cennete gitmek istiyor ama kimse ölmek istemiyor” demişti. Çok da haklıydı. 😉

Gelecek hafta bugün cumaaa!! maili gelmeyecek, merak etmeyin; sadece tatile çıkıyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s