11.06.2010

11 Haziran 2010 09:52, Cuma
Konu:
bugün cumaaa..!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Bu hafta bir kitap var, kitapta beyin cerrahının hayatından derlenmiş olaylar anlatılıyor. “Beyin cerrahisi kibirli bir meslektir” diye başlayan kitapta, çömez asistanın (yazarın) kliniğe geldiği ilk günü, kıdemlilerinin (Gary ve Eric) beyin cerrahisinin kuralları anlatmasıyla başlıyor.

İşte “oyunun kuralları”:

Kural bir: Bir kez beynine hava değmeye görsün, bir daha asla eskisi gibi olamazsın. Evet, yüce Tanrı bu nesneyi iyice sarıp sarmalamış, herhalde boşuna değil. Kimse onunla oynamasın diye. Bak! Beyin dediğin şey, bir bakıma 66 Cadillac gibidir. Sekiz bujiyi değiştirmeye kalkarsan, motoru tamamen indirmen gerekir. Alet, performans için yapılmış, kolay servis için değil.”

“Hastalar iyi oluyor” diyerek karşı koymaya çalıştım.

“Evet, genellikle iyileşirler ama arada bir garip şeyler de olur: Birisinin kişiliği değişir, hastanın biri durup dururken ölüverir, bunların hepsi ayak basmaman gereken kutsal bir alana girdiğinin habercisidir.

Şimdi ikinci kurala geçebiliriz: Bir ameliyat, yalnız başkası yapıyorsa küçüktür. Eğer sen yapıyorsan büyük bir ameliyattır. Bunu hiçbir zaman unutma!”

Kahvesinden bir yudum alıp devam etti.

Kural üç: Beyin hastaları ile omurilik hastaları için aynı ölçüde geçerlidir: Eğer hasta ölmemişse, yeterince gayret gösterirsen hastanın durumunu daha da kötüye götürebilirsin. Ben sırtlarından iki diski alınmış hastalar gördüm, üçüncü ameliyatı yapmamız için bize yalvardılar, nasıl olsa kesinlikle bundan daha kötü olamayız diye. Bunun üzerine üçüncü diskektomi ameliyatını yaparak ne kadar yanılmış olduklarını onlara gösterdik.

Bir yudum daha ve devam etti;

Kural dört: İş kötüye gittiğinde, hastayı bir defa görmek, görevli hemşireyle bin defa telefonla görüşüp bilgi almaktan iyidir. Alınacak ders şu: Hastanın durumu kötüleştiğinde, hastanın yatağı başında yapacağın en korkunç hata, doktorların istirahat odasında yatan veya televizyon salonunda oturan, en uzman kişiden alacağın bilgiye göre vereceğin karar yanında çok daha iyi karşılanacaktır. Hastayı gör!

Kural beş: Yanlış hastayı ameliyat etmek veya ameliyatı yanlış tarafa uygulamak senin için çok kötü olur, her zaman hastaya sor ve öğren: Hangi tarafta ağrı var, hangi bacak ağrıyor, hangi el hissiz. Her zaman filmlere kendin bak, filmdeki isimle hastanın dosyasındaki isim tutuyor mu diye kontrol et. Ameliyat izin kağıdana ve hastanın tanıtım kartına her zaman bak. Başka türlü davranmak res ipsa sonucuna çanak tutmaktır.

“Res ipsa da ne?” diye sordum, “tıp fakültesinde bize böyle bir şey öğretmediler.”

“Öğretmeyecekler de. Bu bir hukuk terimi. Latince res ipsa lopuitur’un kısaltması, aşikar olan şey anlamına gelir. Yani kısaca, uzman olmayan sıradan bir insanın bile anlayacağı şekilde yapılan bir hatayla mesleğin kötüye kullanıldığı anlamını taşır. Hasta ameliyat masasından düşer, kangrenli bacak sağ bacakken sen sol bacağı kesersin. Boyun kırığı olan bir hastayı aspirin reçetesiyle acil servisten evine yollarsın. Defibrilasyon uygularken hasta tutuşuverir. Bayan J. Johnson’u ameliyat edeceğine Bayan A. Johnson’u yatırıp bir diskini alıverirsin. Res ipsa çek defterini yakından ilgilendirir, bir rakamdan sonra uzun bir dizi sıfır yazmak gerektirir. Unuttuğum bir şey var mı Eric?”

Eric bir süre düşündü, sonra bana dönerek “Bütün cerrahi alanların uzmanlıklarının genel kurallarını hatırla” dedi.

“Oturabiliyorsan ayakta durma, yatabiliyorsan oturma, asansör varken merdiven çıkma, uyuyabileceksen uyanık durma ve her zaman ilk uygun anda yemek ye ve tuvalete git.”

Biraz daha düşündü

“Ve hiçbir zaman patrona itiraz etme. Patron bu uzmanlık programının ta kendisidir. Egonun tatmini açısından, beyin ve sinir cerrahisi en üst ligde oynamak demektir, NFL veya NBA demektir. Büyük oynamaktır. Gerektiğinde sürün, yalvar ve yaltaklan, yolunu bulursun.”

“İşte uzmanlık eğitimin başladı” diyerek Gary yeniden söze girdi. “Artık başarılı öğrenci veya cahil intern değilsin, yapacağın her hata hoş görülecektir. İçinde bulunduğun durum artık kalıcı. Bu senin mesleğin artık. Bundan sonra pediyatrik endokrinoloji veya tropik hastalıklar gibi alanlarda rotasyonlar yok. Ölene kadar bu herzeyi yemeğe devam edeceksin. Hazırsın?!… HAZIR MISIN!”

“Evet.”
Öyleyse oyun başlasın.

Kaynak : Beynine bir kez hava değmeye görsün
Yazarı: Dr. Frank Vertosick Jr., bir beyin cerrahı.
TÜBİTAK yayınlarından çıkan kitabı Ender Arkun çevirmiş. Başarılı bir çeviri.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s