02.07.2005

2 Temmuz 2005 20:36, CUMARTESİ,
Konu:
bugün cumartesi

Merhaba,
Şu anda Herkes umarım keyifli ve neşeli bir haftasonu geçiriyordur,
Dün telaş içinde bu haftanın mailini atmaya fırsat olmamış,atlamışım;

Dünya hayatında hep kötülük işleyen bir adamı ölünce
cehennem kapısında bir melek karşıladı.
Melek adama
şöyle seslendi: “Hayatta iken tek bir gün bile birisine
iyilik yaptıysan buraya girmeyeceksin. ”
Günahkar adam uzun süre düşündükten sonra,
bir keresinde ormanda gördüğü örümceği hatırladı.
Balta girmemiş ormanda yürürken önüne
bir örümcek ağı çıkmıştı. Adam ağı bozmamak
ve örümceği ezmemek için o gün yolunu değiştirmişti.
Heyecan içinde o günü meleğe anlattı.
Melek adama gülümsedi ve ardından elini şaklattı.
Gökten bir örümcek ağı inmişti.
Adam bu ağa tutunarak cennete girebilecekti.
Adam neşe içinde ağa tırmanırken cehennemden bazıları da
bu ağa tutunarak cennete gitmeye çalıştılar.
Ama adam ağın o kadar çok insanı taşımayacağından
korkarak onları itmeye başladı.
Tam o sırada ağ gerçekten koptu ve diğerleri ile
birlikte adam da cehenneme düştü.
“Yazık” dedi melek.
“Bencilliğin, hayatında işlediğin tek iyiyi de kötülüğe döndürdü.
O insanlara şefkat gösterebilseydin eğer,
ağın herkesi taşıyabileceğini de görecektin.”

YAŞAMIN ÖRÜMCEK AĞINI ÖREN İNSANIN KENDİSİ DEĞİLDİR.
O, BU AĞDA SADECE BİR TELDİR VE BU AĞA YAPTIĞI KATKIYI ASLINDA KENDİ YAŞAMINA YAPMAKTADIR…..

Örümceğin Torbası

Bir Afrika masalında, bütün aklın ve bilginin kendisinde olmasını isteyen fazla hırslı örümcek üzerinden “kendini bilme” dersi verilir…

Örümcek öteden beri kendisini dünyanın en akıllı yaratığı olarak görmektedir. Ona göre kendisi büyük bir dahidir. Bilgelerin bilgesidir. Geri kalan bütün yaratıklar, örümceğe göre, aklı fikri kıt zavallılardır. O kendisini öyle görür ama diğer yaratıklarda da; hayvanlarda ve insanlarda da akıl ve bilgi olduğunu, onların da kendilerine özgü bir zekâya sahip olduklarını gördükçe çok sinirlenir.

Örümcek hem kendisini dahi olarak görür hem başkalarının da akıllı olduklarını gördükçe komplekse girer. Kızar, öfkelenir; diğer akıllı yaratıklardan nefret eder. Sonunda bir çare düşünür…

Kendisine büyük ve çok sağlam bir çuval yaptırır. Bu çuvalı yanına alır, bütün yaratıkları tek tek dolaşmaya başlar. Her yaratığın yanına uygun bir kurnazlıkla yaklaşmakta, onun beynindeki bütün aklı ve bilgiyi emerek çuvalın içine atıp orada hapsetmektedir. Bu hiç de kolay bir iş değildir, çünkü bütün yaratıkların beyinlerinde akıl ve bilgi vardır. Sonunda yaratıkların yüzde doksanının beynini emer ve çuvala doldurur. Böylece bu meşakkatli işi tamamlamıştır, yorgun ama memnundur. Dünya üzerinde tek akıllı kendisi kalmıştır. Çuvalı alır, sürükleye sürükleye onu saklayacağı güvenli bir yer aramaya koyulur.

Ağır çuvalı zorlana zorlana çekiştirirken bir tarlakuşunun seslendiğini duyar. Kuş, kan ter içindeki örümceğe bakıp haline üzülmüştür ve ona akıl vermektedir:

“Sırtına koy, sırtına koy, daha rahat taşırsın…”

Örümcek birden durur, düşünür:

“Ben hemen hemen bütün canlıların akıllarını emdim, çuvala koydum ama bu küçük tarlakuşu yine de bana verecek bir akıl buldu…”

O an bir şeylerin farkına varır, dünyanın bütün aklını toplayamayacağını anlar ve umutsuzlukla çuvalı açar. Bütün canlılara ait akıl, bilgi ve zekâ serbest kalır, sahiplerine geri döner.
Örümcek boş çuvalı oracığa bırakıp uzaklaşırken tarlakuşu yeni bir şarkı söyler:

“Hiçbir şey bilmeyen mahluk olmaz… Her şeyi bilen mahluk hiç olmaz…”

Kaynak : Oktay Gönensin

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s