22.07.2005

22 Temmuz 2005 10:25, Cuma
Konu:
bugün cumaaa….!

Merhaba,
Herkese neşeli ve keyifli haftasonları diliyorum,

TIRTIL BÖCEĞİNİN ÖYKÜSÜ

Jean Fabre, ünlü Fransız doğa bilimcisidir. Yaptığı bir çok araştırmalarla ilginç sonuçlara varmıştır. Bu araştırmalarından biri tırtıl böceği ile ilgilidir.

Fabre, bir gün tırtıl böceklerinin hareketlerini inceledi. Boyları 2.54 cm olan böcekler uzun bir sıra boyunca ağaçlar üzerinde yaprakları ve diğer küçük böcekleri yiyerek hareket ediyorlardı. Bilim adamı onları içinde çiçek bulunan kırmızı bir saksının kenarı üzerinde toplamayı ve halka şeklinde birbiri ardına sıralamayı başardı.

Tırtıl böcekleri halkayı bozmadan saksının kenarı üzerinde dönerken, Fabre yakında onların boşuna hareket ettiklerini anlayacaklarını, olayın farkına vararak duracaklarını ve saksının içine girerek çiçek yapraklarını yiyeceklerini düşündü. Fakat öyle olmadı. Böcekler, çiçek yaprağına ulaşma imkanına sahip oldukları halde, o tarafa yönelmediler ve daire şeklinde dönmeye devam ettiler ve sonunda açlıktan öldüler.

Fabre, kendisini de yanıltan bu olaydan şu sonucu çıkardı:

Böcekler, faaliyet ile başarıyı birbirine karıştırdılar. Sürekli hareket halinde olmakla bir şey başardıklarını sandılar. Olabildikleri kadar hareket halinde oldular, meşgul oldukları sürece yürüdüler, halkayı bozma girişiminde bulunmadılar ve böylece hedefe ulaşmadan açlıktan öldüler.

— o —

Bundan yirmi sene önce yabancı bir uzmanla çalışıyorduk. Bir gün bana “Bir kuruluşun ilerleyip ilerlemediğini nasıl anlarsınız?” diye sordu. Sorunun altında nelerin gizli olduğunu bilemediğim için beylik bazı şeylerden, bilançolardan, verimlilikten sözettim.

Adam güldü ve dedi ki

“Bırak onları. Ben sana dünyanın en basit yöntemini söyleyeceğim. Herhangi bir vesile ile kuruluşun yönetimini ellerinde tutan üst yöneticilerin yanlarına girip çıktığın zaman nelerle meşgul olduklarını kaydet ve buna birkaç hafta devam et.

Onlar zamanlarının en az % 51’ini geleceğe ait işleri planlama ile geçiriyorlarsa o kuruluş mutlaka ilerler. Aksine dedikodularla, süslü yazı işleriyle, hataların sebepleri yerine suç aramakla uğraşıyorlarsa o kuruluşu gökten inecek mucizeler bile kurtaramaz.”

Uzmanın bu formülünü günlük hayatımıza kendimize de uygulayabiliriz. Eğer bütün günümüz şikayet, sıkıntı, öfke, tenkit, kin, nefret, kıskançlık, şüphe, korku, endişe, üzüntü ve ümitsizlik içinde geçiyorsa mutlu olmamıza; kendimizden , hayattan ve çevremizdekilerden memnun olmamıza imkan yoktur.

Kaynak: Koç Holding A.Ş. Eğitim ve Geliştirme Merkezi (KOGEM)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s