19.09.2008

19 Eylül 2008 12:53, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Yılda sadece iki defa güneş tam doğudan görünüp, tam batıdan batar. Bu tarihler 21 Mart ve 23 Eylül günleridir. Bunun nedeni, bu tarihlerde güneş ışınlarının ekvatora ( dünyanın tam orta noktasına)90 derecelik açı ile gelmesidir. (23 eylül gelecek hafta Salı günü)

Bir profesör, sosyoloji sınıfındaki öğrencilerini Baltimore şehrinin kenar mahallelerine göndermiş ve o bölgede yasayan 200 erkek çocuğunun durumlarını araştırmalarını ve her bir çocuğun geleceği hakkında bir değerlendirme yapmalarını istemişti. Öğrenciler hemen hepsi bu çocukların gelecekte hiçbir şanslarının olmadığını dile getirmişlerdi.

Bundan tam yirmi beş yıl sonra bir başka sosyoloji profesörü tesadüfen bu çalışmayı buldu ve öğrencilerinden bu projeyi sürdürmelerini ve ayni çocuklara ne olduğunu araştırmalarını istedi.

Öğrenciler, o bölgeden taşınan ya da ölen 20 çocuk dışındaki 180 çocuktan 176’sinin olağanüstü bir basari gösterip, avukat, doktor ya da işadamı olduklarını ortaya çıkardılar.

Profesör çok etkilenmişti ve bu konuyu izlemeye karar verdi. Birer yetişkin olan o çocukların hepsi o bölgede yasadıkları için, her biriyle buluşma sansı oldu.

– “O koşullarda nasıl bu kadar basarili oldunuz?” sorusuna verdikleri cevap hep ayniydi: “Mahalle okulunda bir öğretmenimiz vardı. Onun sayesinde.

Profesör, bu öğretmeni çok merak etmişti. Hala hayatta olduğunu öğrendiği yaşlı öğretmenin izini bulması zor olmadı. Kendisini ziyaret etmek için evine kadar gitti. Karşısında yılların yüzüne eklediği kırışıklıklara rağmen hala dinç duran bir yaşlı kadın buldu. Merakla yaşlı kadına bu çocukları kenar mahallelerden kurtarıp, basarili birer yetişkin olmalarını sağlamak için kullandığı sihirli formülün ne olduğunu sordu.

Yaşlı öğretmenin gözleri parladı ve dudaklarının kenarında bir gülümseme belirdi:
– “Çok basit” dedi, “Ben o çocukları çok sevdim.

Al Bunu Paylaş!

ÜÇ YAŞINDAKİ kızımız ve ondan iki yaş büyük oğlumuzla birlikte uzun bir seyahate çıkmıştık. Yollarda çocuklara meyve, çikolata vs. almak için sık sık durur, her defasında aldığımız şeyleri arka koltukta oturan çocuklara uzatırken, kimin eli uzansa:

– “Al, bunu kardeşinle paylaş!” derdik.

Bir gün, takip ettiğimiz yolun ikiye ayrıldığı bir yerde tereddüde düştük. Sağdaki yolu mu takip etmemiz gerekiyor, soldaki yolu mu derken, karımla aramızda tartışma çıktı. Direksiyonun başında ben oturduğum için gaza bastım ve kendi dediğim istikametten yola devam ettim. Karım benim bu hareketime çok içerledi, suratını astı ve başını yana çevirip benimle hiç konuşmadı.

Aramızdaki gerginliği anlamış olacak ki, küçük kızımız arkadan uzanıp annesini öptü ve:
– “Al anneciğim, bunu babamla paylaş!” dedi.

Onlarca kilometreyi gergin ve dargın halde geçirmiştik. Kızımın bu hareketi eşimin kalbini yumuşattı ve beni yanağımdan hafifçe öptü.

Yüz küsur kilometre sonra, benim inadına tercih ettiğim yolun yanlış yol olduğu anlaşıldı. Geri döndük, epeyce vakit kaybettik. Ama, bütün bunlara rağmen, kızımızdan aldığımız dersle harika bir yolculuk yaptık.

Kaynak : Kermit C. Carpenter

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s