20.11.2009

20 Kasım 2009 17:39, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Bu hafta yazı uzunca, gelecek hafta Cuma bayram tatiline denk geliyor diye gelecek haftanın kontenjanından da kullandım 😉

Bazı felaketlerde neden/nasıl bazı insanlar hayatta kalır da, diğerleri ölür? Aşırı baskı altındayken neden çok azımız sakin ve kendine hâkim olabilirken, çoğumuz paniğe kapılır ve ne yapacağımızı bilemeyiz? Kimileri sıkıntılardan sıyrılmayı başarırken, neden bazıları cesaretini kaybedip mücadele edemez?

Bazı insanlar yaşadıkları zorluklara nasıl dayanıyor? Hep böyle güçlü ve dayanıklı mıydılar, yoksa bu yetenekleri bir anda mı ortaya çıktı? Ve bu insanlarda hayatta kalmak ve güçlükleri altetmek konusunda bizde olmayan ne vardı?

Herkesin sıkıntılı bir durumla karşılaştığında devreye giren bir kriz kişiliği -hayatta kalma güdüsüyle ortaya çıkan bir IQ’su- var. Bu, bir zihinsel tavır ve verili bir durumda insanın düşünüş biçimi. Güçlüklerin üstesinden gelmeyi en iyi başaranlar krizlerin kaçınılmaz olduğunu bilen ve krizleri öngören kişiler. Talihsiz olayların bile bir gün sonunun geleceğini kavramış olan bu insanlar sabredip doğru zamanı tespit ediyor ve ne yapmaları gerekiyorsa zamanında yapıyorlar. Bu durumu ifade etmek için psikologların kullandığı bir tabir var: Etkin edilgenlik. Yani ne zaman durup ne zaman harekete geçeceğinizi bilmek. Eleştirel bir açıdan bakıldığında, bir şey yapmak hiçbir şey yapmamak anlamına da gelebilir. Eylem, eylemsizlikle eş anlamlı olabilir ve bu paradoksu kabullenmek hayatınızı kurtarabilir.

Sayısız felaketi inceleyip insanları bu felaketler karşısında verdikleri tepkilere göre gruplandırdıktan sonra, Leach, 10-80-10 kuramı olarak adlandırılabilecek bir sonuca vardı. Bu kurama göre, yüzde 10’umuz bir felaket anında nispeten sakin kalarak mantıklı düşünebiliyor. Bu, tepedeki yüzde 10’luk grup, ABD Havayolları’nın uçuşunda sorumluluk alıp diğer yolcuların uçaktan tahliyesini sağlayan birkaç yolcu gibi lider kişilikler.

Leach, büyük çoğunluğumuzun ise -yaklaşık yüzde 80’imiz- ikinci kategoriye girdiğini söylüyor. Bir tehlike anında çoğu insanın yapabildiği “sadece şaşkınlıktan afallayıp kalmak“. “Muhakeme ve düşünme yeteneğimizin ciddi ölçüde azaldığını” fark ederiz. “Neredeyse otomatik ya da mekanik davranışlar sergiler, reflekslerimizle hareket ederiz.” Terleriz. Zihnimiz ve duygularımız karmakarışık bir hal alır, hiçbir şey yapmak istemeyiz, adeta hissizleşiriz. Kalbimizin atışı hızlanır. “Algı daralması” yaşarız ya da görme yeteneğimiz azalır. Etrafımızdaki insanları neredeyse duymayız. Bu da normaldir -bir zararı olduğuğu söylenemez- ve bu durum zaten sonsuza dek böyle sürmeyecektir. Bu beyin ya da akıl kilitlenmesinden kurtulmanın yolu, şoku üzerinizden atıp ne yapmanız gerektiğine karar vermektir.

Son yüzde 10’luk grupta ise, bir tehlike anında kesinlikle yanında olmak istemeyeceğiniz insanlar var. Açıkçası, bu üçüncü gruptakiler, tehlike anında yapılmaması gereken her şeyi yaparlar. Uygun olmayan şekilde davranır ve genellikle istenenin tersi sonuçlara yol açarlar. Daha açık bir ifadeyle, kendilerini kaybeder ve davranışlarına, sözlerine hâkim olamazlar. Ve bir tehlikeyle karşı karşıya kalındığında bu gruptakiler genellikle hayatta kalmayı başaramaz.

Kendinizi test etmek istiyorsanız, stres araştırmacıları tarafından bazen kullanılan şu adresin ismine bir göz atın: http://www.opportunityisnowhere.com. Ne görüyorsunuz? Çoğu kişi için, bu web sitesi cesaret kırıcı gelebilir: Fırsat hiçbir yerde (opportunity is nowhere). Ancak bazıları tam tersini düşünüyor: Fırsat şimdi burada (opportunity is now here). Buradaki saklı mesaj ise şanslı insanlar etraflarındaki dünyanın daha fazlasını algılayabiliyor. “Bu bazı fırsatları bulmayı umduklarından değil de karşılarına çıktığında bu fırsatları fark edebildiklerinden kaynaklanıyor” diye yazıyor Wiseman’ın “Şans Faktörü” (The Luck Factor) kitabında. Bu yeteneğin “hayatları üzerinde önemli ve olumlu bir etkisi var”.

“Baskalarinin kendisini kurtarmasini bekleyen kişiler yalnizca kölelerdir.”

Voltaire

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s