02.12.2005

2 Aralık 2005 10:18, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa….!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli, dileklerinizin gerçekleştiği, aradıklarınızı bulduğunuz ve kuşların hem gözlerini hem de kendilerini görebildiğiniz bir haftasonu diliyorum,

Mermer Ustasının Hikayesi (Çok Eski Bir İbrani Hikayesi)

Bir zamanlar dağda, kızgın guneşin altında,mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmiş.

Bu hayattan bıktım artık…Yontmak…Bu yakıcı güneş…AH.. Onun yerinde olmayı ne kadar cok isterdim, orada yukseklerde herşeye hakim olacaktım, ışınlarımla etrafı aydınlatacaktım.” diye söylenir dururmuş yontucu… Bir mucize eseri olarak dileği kabul olunur ve yontucu o an gunes olur. Dileği kabul edildiği icin cok mutludur. Fakat tam ışınlarını etrafa yaymaya hazırlandığı sırada ışınlarının bulutlar tarafından engellendiğini fark eder.

“Basit bulutlar benim ışınlarımı kesecek kadar kuvvetli olduklarına göre benim güneş olmam neye yarar” diye isyan eder.

“Mademki bulutlar guneşten daha kudretli bulut olmayı tercih ederim.”
O zaman hemen bulut olur. Dünyanın üzerinde uçuşmaya baslar, oradan oraya koşuşur, yağmur yağdırır fakat birden bire rüzgar çıkar ve bulutları dağıtır.

“Ah, rüzgar geldi ve beni dağıttı, demek ki en kuvvetlisi o oyleyse ben rüzgar olmak istiyorum.” diye karar verir. Ve dünyanın üzerinde eser durur, firtınalar estirir, tayfunlar meydana getirir. Fakat birden bire önünde kocaman bir duvarın ona mani oldugunu gorur. Çok yüksek ve çok sağlam bir duvar. Bu bir dağdır.

“Basit bir dağ beni durdurmaya yettiğine göre benim ruzgar olmam neye yarar.” der. O zaman dağ olur.

Ve o anda bir şeyin ona durmadan vurdugunu hisseder farkına varır ki, kendinden daha guçlu olan şey, onu içinden oyan sey…

Kucuk bir mermer yontucusudur

— o —

En zor şey, karanlık bir odada bir kara kedi bulmaktır; özellikle odada kedi yoksa.

Konfüçyüs

Bazı soruların cevapları gibi.

— o —

Babası İspanya’nın en ağır siyasi cezalarının verildiği bir hapishanede mahkumdu küçük kızın. Fırsat bulduğu her haftasonu babasını ziyaret için annesiyle birlikte hapishaneye giderdi.

Yine bir ziyarete giderken babası için çizdiği resmi yanında götürdü ancak hapishane kurallarına göre özgürlüğü çağrıştıran her türlü şeyin mahkumlara verilmesi yasaktı. Bu sebeple kağıda çizdiği kuş resmini kabul etmemişler ve oracıkta yırtmışlardı… Çok üzülmüştü küçük kız… Babasına söyledi bunu, o da

“Üzülme kızım, yine çizersin; bu sefer çizdiklerine dikkat edersin olur mu?” dedi.

Küçük kız diğer ziyaretinde babasına yeni bir resim çizip götürdü. Bu sefer kuş yerine bir ağaç ve üzerine siyah minik benekler çizmişti. Babası keyifle resme baktı ve sordu:

“Hmmm! Ne güzel bir ağaç bu! Üzerindeki benekler ne? Portakal mı?

Küçük kız babasına eğilerek, sessizce:

“Hşşşşt! O benekler ağacın içinde saklanan kuşların gözleri!…..”

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s