20.07.2012

20 Temmuz 2012 13:26, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaaa….!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Bu haftanın konusu mercan resifleri, hiperbolik geometri ve her ikisini bir araya getiren tığ işi üzerine Margaret Wertheim’ın 2009 yılında yaptığı TED konuşması. Uzun olmaması açısından mailde konuşmanın sadece bir bölümüne yer veriyorum tamamı için link her zamanki gibi yazının sonunda yer alıyor.

June’un da dediği gibi, bugün artık üç kıtaya yayılmış bir projeyi anlatmak için buradayım. İkiz kız kardeşimle birlikte son üç buçuk senedir üzerinde uğraşıyoruz. Bu projenin tamamı on binlerce saatlik insan gücü içeriyor — yüzde 99’u kadınlar tarafından yapıldı.

Tığ ile mercan resifi örüyoruz. Kökleri matematik, deniz biyolojisi, kadın el işi ve çevre aktivizmi alanlarına uzanıyor.

Kız kardeşimle bu projeye 2005’te başladık, çünkü o sene, en azından medyadaki bilim haberlerinde, küresel ısınmadan ve küresel ısınmanın mercan resifleri üzerindeki etkisinden çok bahsediliyordu. Mercanlar çok kırılgan canlılardır. Deniz sıcaklığındaki en ufak artışla mahvolurlar. Hasta mercanların ilk işareti olan geniş çaplı beyazlamalara sebep olur. Eğer beyazlaşma ortadan kalkmazsa, sıcaklık düşmezse, resif ölmeye başlar. Dünyadaki her yerdeki mercan resiflerinde, özellikle Büyük Set Resifi’nde, bu olay çok yaşandı. Tığ işi bizim beyazlaşmış bir resife yakarışımız.

…Ve sonra Şikago’dan birileri geldi ve dediler ki,

“2007’nin sonunda, Şikago Humanities Festivali’nin teması küresel ısınma.
Ve 280 metre kare bir galerimiz var, galeriyi resifinizle doldurmanızı istiyoruz.”

Ben, o sırada saflıkla, “Ah, evet. Tabi olur.” dedim.

Şimdi buna “safça” diyorum, çünkü benim mesleğim bilim yazarlığı. Ben fiziğin kültürel tarihi hakkında kitaplar yazıyorum. Uzay tarihi hakkında kitaplar yazdım, fizik ve din tarihi hakkında ve New York Times, L.A. Times için makaleler yazıyorum.

Yani 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmak ne demek, hiç fikrim yoktu. Ben de öneriye evet dedim. Eve gittim ve kardeşim Christine’e anlattım.

Bana çok kızmıştı, çünkü Christine L.A.’deki sanat üniversitelerinden biri olan CalArts’ta hoca, ve 280 metrekarelik bir galeriyi doldurmanın ne demek olduğunu biliyor. Kafayı yediğimi düşünüyordu. Tığ işi komasına girdi.


Aynı şeyi New York ve Londra’da ve Los Angeles’ta yapmak için davet edildik.

Eminim kimileriniz oturduğu yerden düşünüyorsunuz,
“Bu insanlar hangi dünyada yaşıyor?
Ne diye tığ işinden resif yapıyorsunuz?
Yünlüler ve su, birbiriyle iyi giden kavramlar değil ki.
Mercan resifini mermerden oysaydınız ya.
Ya da bronz döküm.”

Ama işe bakın ki, bunu tığ işiyle yapmamızın aslında iyi bir sebebi var, çünkü mercan resiflerindeki tüm organizmalar özel türden bir yapıya sahiptir. Mercanlarda ve kelplerde ve süngerlerde ve deniz salyangozlarında gördüğünüz fırfırlı kumaş gibi yapı, hiperbolik geometri olarak bilinen bir geometri yapısıdır. Ve matematikçilerin bu yapıyı modellemek için bildikleri tek yöntem, tığ işidir.

Hiperbolik geometri türü 19. yüzyılda ilk keşfedildiğinde matematikte devrim yaratmıştı. Ama matematikçiler 1997’ye dek onu nasıl modelleyeceklerini çözememişlerdi. Cornell’den bir matematikçi, Daina Taimina, 1997’de bu yapının aslında örgü ve tığ işi ile yapılabileceğini keşfetti. İlk örneği örgü ile yapmıştı. Ama şişte çok fazla ilmek gerekiyordu. Hemen, tığ işinin bu iş için daha iyi olduğunu farketti. Ama temelde yaptığı şey, matematiksel bir yapının modelini yapmaktı. Pek çok matematikçi bunu modellemenin imkansız olduğuna inanmıştı. Hatta, böyle bir yapının olmasının bile imkansız olduğunu düşünmüşlerdi.

Matematikçiler bile, ki onlar bir anlamda en özgür düşünen insanlardır, sadece çevrelerindeki deniz sülüklerini değil, tabaklarındaki marulu da göremediler, çünkü marul ve bütün diğer kıvır kıvır sebzeler de hiperbolik geometrinin vücut bulmuş halidir.

Kaynak : Margaret Wertheim talks about the project at a TED talk, “The beautiful math of coral (and crochet)”.

Konuşma Ahmet Yüksektürk’ün çevirdiği Türkçe altyazılarla

Konuşmanın içinde

“normalde üniversiteye gidip yüksek matematik okumanızı gerektirecek cinsten fikirler, ki ben hiperbolik uzayı ilk kez üniversitede duydum”

diyen Margaret Wertheim’i dinledikçe hayatında Hiperbolik Geometrinin adını duymamış, üniversite okumamış ama muhteşem renklerde ve formlarda tığ örgüleriyle kendi aramızdan ayrıldıktan çok sonra bile bugün kullanırken hâlâ bizim günlük hayatlarımızı renklendirmeye devam eden Anneannemi saygı ve özlemle andım. Artık benim için bize ördüğü fırfırlı örtülerin bambaşka bir anlamı var; onlar hiperbolik geometrinin tek modelleme yöntemiyle hayat bulmuş formlar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s