23.11.2012

23 Kasım 2012 12:11, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Bu hafta Profesör Paul Bloom’un verdiği “İyi Bir Yaşam: Mutluluk” adlı dersten alıntılar var;

Steven Pinker çağrışımlarla dolu güzel paragrafında mutluluğun anahtarını şöyle tanımlıyor:
“Sağlıklı olduğumuzda, iyi beslendiğimizde, rahat olduğumuzda, güvende hissettiğimizde, bolluk içinde olduğumuzda, bilgi sahibi olduğumuzda, saygı duyulduğumuzda, bir eşimiz olduğunda, âşık olduğumuzda daha mutlu oluruz”.

Sorun şu, siz, yaşadığımız yüzyılın Amerikalıları, tarihteki hemen hemen herkesten daha sağlıklısınız, daha iyi besleniyorsunuz vesaire ama onlardan daha mutlu değilsiniz. İşin bilmecesi de burada. Mutluluk konusundaki bu çalışmalar uzun bir süredir yapılıyor. 1950’lerdeki insanlar çok fazla para kazanmıyorlardı, pek fazla yemek yemiyorlardı, bu kadar uzun yaşamıyorlardı, hastalıklar daha yaygındı ve yüzlerce açıdan daha fazla dezavantajları vardı – ama yine de sizin şu anda mutlu olduğunuz kadar mutlulardı. Siz ebeveynleriniz kadar, ebeveynleriniz kendi ebeveynleri kadar mutlular. Dahası, fakir ülkelerde insanların barınakları, bilgileri, korunmaları, güvenlikleri yok, yine de bir ülkenin zenginliği ve orada yaşayan insanların mutluluğu arasında çok fazla bir bağlantı yok.

Birincisi, mutluluk zannettiğiniz kadar değişken değil. Mutluluk, olanlar karşısında çok fazla etkilenecek hassasiyete sahip değil – yani mutluluğunuz sandığınız kadar etkilenmiyor etrafınızda olanlardan. Bunun bir sebebi mutluluğun güçlü bir kalıtımsal temele bağlı olması. Tıpkı kişilik ve zekânın etki alanı üzerinde olduğu gibi, ne kadar mutlu olduğunuz, tamamen olmasa da kalıtımsal olarak belirlenmiştir. İnsanlar genetik olarak belirlenmiş bazı kısıtlamalardan bahsediyor. Yani bir nevi doğal mutluluk seviyeniz ya da aralığınız var. En uç noktaya taşırsak, bazı insanlar genetik olarak huysuz olmaya yatkınken, bazıları da oldukça mutlu olmaya yatkındırlar. Tek yumurta ikizleri mutluluk seviyeleri açısından oldukça benzeşmelerine rağmen bu seviyeler birebirlerinin aynısı değildir. Peki ya hayatınızda olup biten önemli olaylar? Bunlar mutluluğunuzu etkilemez mi? İşte bu noktada mutluluk araştırmasının en büyük bulgularından birine giriş yapıyoruz.

Bir dakika düşünün. Başınıza gelebilecek en kötü şey ne? Sonra bu durumun mutluluğunuzu ne kadar değiştireceğini kendinize bir sorun. Şimdi tekrar düşünün. Başınıza gelebilecek en iyi şey ne? Peki, bu durum mutluluğunuzu ne kadar değiştirirdi? Mutluluk üzerine yapılan araştırmanın sonuçlarına göre hisleriniz muhtemelen yanlış. Bu konuyla ilgili iki tane vaka analizini sizinle paylaşmak istiyorum.

Birçok insan için olabilecek en kötü şey bir kaza sonucu boyundan aşağısının felç olmasıdır muhtemelen. Belli ki bu duruma düşen bir insan çok mutsuz olacak. Depresyona girer, hayatının bittiğini düşünür, inanılmaz derecede üzgün hisseder ama bu durum sonsuza kadar sürmez. Boyundan aşağısının felç olmasından bir yıl sonra, insanların mutluluk düzeyi aşağı yukarı kazadan önceki noktaya geliyor ki bu da bize geçici bir etkinin olduğunu fakat etkinin kalıcı olmadığını gösteriyor. Birçok insan piyangodan milyon dolarlar kazanmanın kendilerini daha mutlu edeceğini düşünür ve de bu olur. Biletinizi açıp “100 milyon dolar kazandım! Oley! Tanrım 10,5 kat daha mutluyum” diyebilirsiniz fakat bu olay üzerinden bir yıl geçtikten sonra o zamanki kadar mutlu olmayacaksınız. Aslında piyangodan para kazanmak oldukça kötü bir durum olup beklentilerinizin tersini yaşatabilir. Çok fazla para kazanmak çoğu zaman insanların ailelerinden, işlerinden, arkadaşlarından uzaklaşmasına neden olur ve depresyona üzüntüye sürükler, sizi mutlu eden sıradan şeyler dahi sizi artık mutlu etmeyebilir.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s