04.01.2013

4 Ocak 2013 17:21, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

OKUMA ODASI

1998’de 35’lerinde olan Amerikalı John Wood, Microsoft’un Asya ve Avustralya bölgelerinin pazarlama direktörüydü. 1998’de Nepal ile Çin sınırındaki bir Himalaya köyüne treking tatiline gitti. Tatil sırasında bir okul öğretmeniyle tanıştı. Öğretmen John Wood’u çalıştığı okula davet etti.

John’un okulda gördükleri onu hayrete düşürdü. Eğitim verilen bu kurumda çok az kitap vardı. Okulun öğretmenleri kitaplara gözleri gibi bakıyorlardı. Öyle ki, kitaplar ne bir kütüphanede ne de bir kitaplıkta tutuluyordu. O kadar değerliydiler ki, kitaplar zarar görmesin diye kilit altında saklanıyordu. Köy okulunda 450 öğrenci vardı. Okuyabilecekleri ise yalnızca 20’den az kitap…

Bu durum dünyanın kütüphane bakımından en zengin ülkelerinden Amerika’dan gelen John Wood için akıl almazdı. Karşılaştığı manzara onu çok üzdü. John Wood’un hayret ile karışık üzüntüsünü anlayan okul müdürü John Wood’a

“Beyefendi, belki bir gün kitaplarla bizi tekrar ziyaret eder ve sevindirirsiniz” dedi.

John Wood söz verdi. Elinden ne gelirse yapmaya hazırdı. Aklına arkadaşlarına ve akrabalarına e-mail atmak geldi. Katmandu’da bir internet kafeye gitti. John Wood için imkansız diye bir şey yoktu.

Mektubunda karşılaştığı manzarayı anlattı. Arkadaş ve akrabalarından kitap yardımında bulunmalarını istedi.

Aradan bir yıl geçti. John Wood verdiği sözü unutmamıştı. Nepal’e bu kez tatil için değil, verdiği sözü tutmak için geldi. Yanında 3 bin kitap getirdi. Nepal’de eşeklere yüzlerce kitap yükledi. Kitapları Himalaya Dağı eteklerindeki köye götürdü. Çocukların sevincini görünce gözyaşlarına hakim olamadı. Hayatını çocukların okuma projelerine adamaya o an karar verdi. Çok geçmeden Microsoft’taki işinden istifa etti ve kendini çocukların eğitimine adadı. John Wood 2001’de iki arkadaşı Dinesh Shrestha ve Erin Ganju’yla ‘Room to Read’ (Okuma Odası) adlı kâr amacı gütmeyen bir kuruluş açtı. ‘Room to Read’in amacı, yeryüzünün neresinde olursa olsun kütüphanesi bulunmayan okullarda çocuklar için ‘okuma odaları’ yani kütüphaneler kurmaktı. Ne yazıkki sadece kütüphane kurmak yetmiyordu. Kütüphanelere çocukların okuyabileceği kitaplar koymak gerekiyordu. Peki ama o dillerde basılmış çocuk kitabı yoksa ne olacaktı?

Dil, din, ırk, cinsiyet ayırt etmiyor

John Wood bir de yayınevi kurmaya karar verdi. Garhwali, Xhosa, Lao, Tharu, Bundeli, Tsonga gibi ismini bile duymadığımız dillerde kitaplar bastı. Bununla da yetinmedi, kız öğrencilerin eğitim için büyük güçlüklerle karşılaştığını görünce, yoksulluktan okuyamayan 13 bin 500 kız çocuğuna maddi destek sağladı. Afrika ve Asya’daki dokuz ülkede hizmet veren ‘Room to Read’in artık ikinci bir amacı vardı: Dil, din, ırk ve cinsiyet ayırmaksızın okur-yazarlığı artırmak ve böylece eğitimde eşitliği sağlamak. 10 yıldır hizmet veren ‘Room to Read’ adlı kuruluş, ilkokul çağından başlayarak özellikle kızları okumaya teşvik ediyor. ‘Room to Read’ adlı kuruluş, bir kişinin bile yeryüzünü değiştirmek için neler yapabileceğinin somut göstergesi aslında. ‘Room to Read’ bugüne kadar kimileri sadece bir odadan ibaret olsa da 12 bin kütüphane, bu kütüphanelere bağışlanmış 10 milyon kitap ve okuluna devam edebilen 13 bin 500 kız öğrenciyi yetiştirmiş.

Türkiye’de kütüphane sayısı da dünyanın diğer ülkelerine kıyasla çok az; 1,412. Ülkemizde kütüphaneye kayıtlı kişi sayısı 493 bin 500 iken, İran’da 7 milyon, Fransa’da 16 milyon.

İstatistiki bilgilere bakılırsa Türkiye bir Afrika ülkesinden bile geride.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s