26.04.2013

26 Nisan 2013 15:38, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaaa….!

Merhaba,
Herkese keyifli, neşeli ve renkli bir haftasonu diliyorum.

Nisan’ın ikinci yarısından Mayıs ortalarına kadar İstanbul renklenir; baharın müjdecisi, canlılığın, yeniden doğuşun simgesi olan ve Bizans çağlarından beri her bahar çiçeklenen erguvan ağaçlarıyla Boğaziçi bakmaya doyulmayacak bir manzaraya bürünür.

İstanbul Boğazı’nın simgesi olan erguvan, eskisi kadar yoğun ve etkileyici olamasa da, yerine gökdelen-bina dikilmeyen, siteye çevrilmeyen yerlerde muhteşem renklerdeki çiçekleriyle Boğaziçi başta olmak üzere İstanbul’u renklendiriyor. Her yıl nisan ayında çiçek açan erguvan ağacı, mayıs ayı ortalarına kadar pembe rengini korur. Erguvanın en önemli özelliği çiçeklerinin, henüz yaprakları açılmadan açması ve dallar üzerinde değil de gövdede oluşmasıdır. İstanbul florasının doğal türlerinden olan bu ağacın, ilkbahar aylarında açan eflatun, pembe ve lila tonlardaki yaprakları, adeta bir çiçek topunu andırır. Çalıyı andıran kuru dallardan fışkıran salkım saçak çiçekleriyle çevresine güzellikler saçan ve toprağı zenginleştirerek, etrafındaki bitkilerin gelişmesine yardımcı olan özel bir ağaç. Yüzlerce yıl yaşayabilen erguvan ağacı, çiçekleri dökülmeye yakınken yapraklanır ve 10 metreye kadar büyüyebilir.

Fotoğraf : Timeout dergisi

Fotoğraf : Timeout dergisi

İlhan Tayar‘ın erguvan tohumuyla tanışması da bir tesadüfle olmuş. Bir sonbahar günü parkta yürüyüş yaparken, küçük bir kurumuş fasülyeye benzeyen tohum paketi saçlarının üstüne düşüyor. Tohumu alıp cebine koyuyor ve ziraatçı bir tanıdığına bunun ne olduğunu sorunca erguvan tohumu olduğunu öğreniyor. İlhan Tayar’ın bahçesindeki erguvan ağaçları, bundan onbeş sene önce saçlarının arasına düşen o minik tohumdan meydana gelmiş.

Tayar’ın tüm İstanbullular’a bir çift sözü var:

“Biliyorum, dere tepe dolaşıp fidan dikmek zordur. Çok az insan, böyle çaba ve sabır isteyen bir gönüllü çalışma için rahatını bozar. Ama, ağaçlardan ayaklarınızın dibine düşen ve tabanlarınızın altında ezilerek yok olan tohumlar, ‘beni bir karışçık toprakla buluştur’ diye yalvarmaktadır. Uzatın elinizi, o minnacık tohuma tohuma bir parçacık toprakta yuva bulun. Gerisini yağmura, toprağa ve tabiatın engin sabrına ve tohumun çabasına bırakın.”

İlhan Tayar, çevredeki korulukları ve ağaçlı sokakları dolaşarak, erguvan, çitlenbik ve akasya cinsi ağaçlardan yere düşen tohumları toplamaya başlamış. Bahçeköy Fidanlığı Müdürü Faruk Boyacı‘ya danışarak bu tohumların ekim zamanı, dikme derinliği ve sulama periyodu hakkında bilgiler almış. Bu çalışmaya büyük destek veren Fidanlık Müdürü Faruk Bey, Tayar’a, ‘Tohumlar her toprakta kök salmayabilir. Gelin bizim arazimizde bunları ekip önce fidan haline getirelim, sonra da gereken yerlere dikimini yapalım’ demiş. İlhan Tayar, ağacın anavatanının kök saldığı topraklar olduğunu öne sürerek bu nazik teklifi reddetmiş.

Bir erguvan gönüllüsü ve ÇEKÜL üyesi İlhan Tayar, yanına gençleri de alarak öncüsü olduğu ‘Tohumdan Ağaca Yeniden Erguvana Kampanyası’ kapsamında yıllarca erguvan tohumlarını Boğaziçi’ne serpti. Yıllar önce evinin bahçesinde attığı tohumlar şimdi kocaman oldu. Tohumdan ağaç yetiştirme konusunda İlhan Tayar oldukça tecrübeli sayılır. İstinye’deki evinin bahçesindeki tüm ağaçları bir tohum ya da çekirdekten yetiştirmiş. Akasya, fıstık çamı, Malta eriği ve tabii ki bolca erguvan. Tayar son zamanlarda hasta olduğu için erguvan tohumları serpemiyor. Yaprakları salkım salkım olan erguvan, sonbahar aylarında fasulye benzeri tohumlar bırakır. Oysa yapraksız hali çalıyı andıran cılız bir ağaçtır. Tohumlar sonbaharda ve kurumadan toprağa düşerse, ilkbaharda can bulur.

Son yıllarda sayıları iyice azalsa da sadece Boğaziçi’yle sınırlı kalmaz erguvanlar, şehrin bütününe yayılmıştır. Bir kaç ipucu; Üsküdar’da çok nadir beyaz erguvanlardan birine rastlayabilirsiniz, şehirdeki en yaşlı erguvanlar : Altunizade’de Validebağ Korusu’ndaki, Av Köşkü’nün yanındaki ve Ayasofya’da Milenyum Taşı’nın yanındaki erguvanlarmış.

İstanbul’da olanlara ufak bir hatırlatma; İstanbul’da sokak aralarında bile 100 yıllık erguvanlara rastlamak mümkünken, Boğaz kenarında ya da daha iyisi dalların üzerine uzandığı bir masada oturup çayınızı yudumlayarak bu güzelim çiçekleri izlemeyi ihmal etmemek lazım. Unutmayın, ilkbaharın ve erguvanın tadını çıkarmak için zamanınız kısa.

Şehrin en güzel 12 erguvan gözlem noktası

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s