31.12.2010

31 Aralık 2010 10:41, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…! – Mutlu Yıllar

Merhaba,

Bugün cumaaaa…! konulu mailleri göndermeye başlayalı ikinci kez 31 Aralık bir cuma gününe denk geldi. Bu haftaki mail yeni yıl dilekleri de içerdiği için alışılandan daha uzun.

Zaman akıp giderken 2010 umarım istediğiniz ve dilediğiniz şekilde geçirdiğiniz, keyifle hatırlayacağınız bir yıl olmuştur.

31122010_yeniyil-1

Yeni yılın, 2011’in size, bize, hepimize

Sağlıkla keyfine varılacak sürü sepet mutluluklar,

Keyifli ve neşeli günler, samimiyet, içtenlik,

Bol sohbetli, lezzetli sofralar ve bu sofralarda beslenmemize dikkat etme kararlılığı,

Kendimizi geliştirmek için sayısız fırsatlar,

Ara sıra da olsa içimizdeki sesi dinlememize olanak verecek kendimize ayırabildiğimiz zamanlar,

Sorunun kaynağı ne olursa olsun yardımlaşmanın ve paylaşmanın sevincini ve keyfini çıkartacağımız çözümler,

Bankomatlarda, OGSde vs birden çok sıra bulunan yerlerde hangisinin hızlı ilerleyeceğini her daim kesinlikle bilen öngörü,

Verdiğimiz emeklerin, gösterdiğimiz çabaların boşa olmadığını görmeye yetecek sabır ve enerji,

Ofis ortamlarında geçirdiğimiz saatler sonrasında sağlıklı olmak, sağlıklı kalmak için uygulamamız gereken egzersizler için gerekli disiplin,

Günlük telaş ve koşturmaca içinde çoğu zaman teğet geçtiğimiz hemen yanı başımızdaki ufak mutlulukları görme farkındalığı,

Keder ve umutsuzlukla geçen bir günün yada gecenin ardından, ertesi güne başlamak için gereken azmi,

Arada bir bazı haftalarda ikinci bir cumartesi günü,

Gülmenin tarifsiz keyfini çıkartmak için türlü türlü bahane,

Kalbimiz ve ruhumuz ne kadar yaralanırsa yaralansın acısını alacak sihirli bir ağrı kesici,

Ailemizi, iş arkadaşlarımızı, dostlarımızı ve zaman zaman da kendimizi affedebilme olgunluğu,

Trafikte herkesin kurallara ve diğerlerinin hakkına saygı göstermesini sağlayacak mucizeyi,

Sinirlendiğimizde gerçekten buna değse bile asla acımasız olmamamız gerektiğini hatırlatacak içsel gücü,

Kötü olayların iyi yanını bir bakışta gösterecek sihirli gözlüğün satışa çıkacağı günü,

İnsanlari üzmeden ve duyarli olarak kendi fikirlerimizi söylemenin binbir yolunu gösterecek duyarlılığı,

Aşk için, hayallerimiz için, yaşıyor olma serüveni için bazen bir aptal gibi görünme riskini göze alabilecek cesareti,

getirmesini diliyorum 🙂 (kendi imkanlarımız ve teknolojik-sosyolojik gelişmelerin desteğiyle).

Bunların ayağımıza gelmesini beklerken boş durmayıp biz de birşeyler yapalım dersek işe kendimizden başlamalıyız diye düşünüyorum. Gandhi’nin dediği gibi 2011’de

Görmek istediğiniz değişim, “siz” olun.

Bu sene yeni yıl dileklerime Ruyard Kipling’in bildiğiniz bir şiiri; “IF” tercüman oluyor.

Devamı

Reklamlar

24.12.2010

24 Aralık 2010 10:43, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa…!

Merhaba,

Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Avrupa’da kar ve soğuk hava yaşamı felç etmişken bizler bahardan kalma mı desek (yoksa bahardan ödünç alınan mı?) kadar güzel, güneşli günler geçiriyoruz 🙂 ben yine de dayanamadım bu hafta dışardaki havaya olmasa da mevsime uygun bir konu seçtim.

Yıl 1885.

Kar kristalleri üzerinde ilk araştırmaları yapan ABD’li Wilson Bentley, gördüğü muhteşem sanat karşısında adeta büyülenmiş ve elli yıl boyunca sürekli kar kristali fotoğrafı çekmiştir.

Çok sayıda kar kristal çeşidi olmasına rağmen hepsi altı köşelidir. Kar tanelerinin kristal yapıları birbirinin tıpa tıp aynısı değildir. Mikroskopla büyütülen kar taneleri üzerinde yapılan araştırmalarda, kristal yapıları birbirinin aynı olan iki kar tanesine rastlanmamıştır.

Vermontlu bir çiftçi olan Bentley, kar tanelerinin güzelliğini fark ederek o dönemde öncü sayılan bir teknikle fotoğraflamasının ardından “Kardanadam Bentley” ya da “Kartanesi Adam” olarak anılmaya başlamıştı. Elde ettiği 6000 fotoğraf içinde kristal yapıları birbirinin aynı olan iki kar tanesine rastlayamamıştır. Daha sonraları Devamı

17.12.2010

17 Aralık 2010 09:35, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa..!

Merhaba,

Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Alanı tanıyanlar tarafından 20. yüzyılın en büyük tarihçisi sayılan Fernand Braudel, yeryüzünde üç tahıl uygarlığı olduğundan söz etmiştir. Maddi Uygarlık: Ekonomi ve Kapitalizm, XV.-XVIII. Yüzyıllar adlı devasa eserinde, yeryüzünün üç tahıl tarafından paylaşıldığını, Amerika kıtasının mısırın, Asya kıtasının pirincin ve Avrupa ile Akdeniz’in de buğdayın damgası altında olduğunu söylemektedir. Nitekim, tarihe bakıldığında gerçekten de bu üç tahıl kadar uygarlık belirleyen ve insanlığın kaderine egemen olan başka bir bitkiye rastlanmamaktadır. Ta ki, Güney Amerikalı bir yumru, patates tarih sahnesine çıkana kadar. Okumaya devam et

03.12.2010

3 Aralık 2010 10:18, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Dışardaki bahar havasının piyasalar yansıdığı söylenemez. Piyasalarda gümüş ve altın fiyatları son 30 yılın en yüksek değerlerinde seyrediyor. Altının ons fiyatı 1400 dolarla, gümüşün fiyatı 29.22 dolarla en yüksek düzeyini gördü.

Yakınlarda okuduğum bir kitaptaki olayı hatırlattı (A Random Walk, sf 392-394). Son zamanlarda bazı gazetelerde de bu olayla ilgili haberler yayınlanmış.

Hunt Kardeşler

20. yy’ın en çarpıcı vadeli işlemler (futures) manipülasyonu Bunker ve Herbert Hunt kardeşlerin gümüş piyasasındaki girişimleriydi. 1979 yılı başında onsu 6 dolar olan gümüşün fiyatı 1980 Ocak ayında bir gün 50 dolardan işlem gördü. Başta Hunt kardeşler diğer ortaklarıyla birlikte 17 milyar dolar değerindeki gümüşün kontrolünü ellerine geçirmişlerdi.

Hikayemizin kahramanları Hunt kardeşler, Teksas’lı petrol milyarderi bir babanın oğulları olarak dünyaya geldiler. Yedi düvele nam salmış Rockefellerlar kadar olmasa da kafa kafaya denebilecek bir servete sahiptiler. Her şey 1972’nin sonlarında Kaddafi’nin Libya’daki Hunt kardeşlere ait petrol sahalarından %50 pay istemesiyle başladı. Devamı

26.11.2010

26 Kasım 2010 12:03, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

2010 yılı Ağa Han Mimarlık ödül töreni geçtiğimiz Salı (23 Kasım) Katar’da yapıldı. Dünyanın en büyük mimarlık ödülü olarak bilinenen Ağa Han mimarlık ödülleri 1977’den bu yana düzenleniyor ve İslâm kültürünü başarıyla yorumlayan çağdaş tasarım, sosyal konut, toplumsal gelişim, restorasyon, yeniden kullanım ve bölgesel koruma projelerini kapsayan mimarlık ürünleri ödüllendiriyor. Kültürün ağır bastığı, geleneksel değerlere sahip çıkan, çağın gereksinimlerine yanıt veren çağdaş tasarımlar ödüllendiriliyor. İslam ülkelerindeki mimarlığı teşvik etmek amacıyla 3 yılda bir düzenlenen yarışmaya katılacak projelerin son 12 yılda inşa edilmiş, Müslüman bir ülkede tasarlanmış, en az bir yıl kullanılmış olması gerekiyor. Ödüllerin farklılığını en güzel anlatan olaylardan biri 2004’te Assos’ta 6 metreye 10 metre ve iki katlı sayfiye B2 evinin ödül aldığı sene, ödül alan bir diğer binanın Malezya’daki dünyanın en yüksek binası Petronas Kuleleri olması. Bu iki binanın aynı kriterlerle değerlendirilerek ödül alması da Ağa Han ödüllerinin farklılığını ortaya koyuyor.

Bu sene de ödül alanlar içinde bir Türk mimar var. Emre Arolat ödülü Edirne’deki İpekyol Tekstil Fabrikası projesiyle alırken seçici kurulun kriterlerini şöyle anlatıyor; Devamı