28.12.2012

28 Aralık 2012 10:40, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…..! Mutlu yıllar

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Bu hafta insan, kültür, eğitim ve değişim sorunlarına eğilen Bozkurt Güvenç’ten ve Paolo Coelho’dan alıntılar var.

Saatler zamanı değil, akrep ile yelkovanın hareketlerini gösterir. Biz çıkarırız günün neresinde olduğumuzu. Penceresiz bir odada bilemeyiz gece mi gündüz mü olduğunu!

Zaman, beş duyumuzla doğrudan algılayamadığmız bir değişim sürecidir. Mekâna egemen olamayan insan —yüzüklerin değil— “zamanın efendisi”dir. Bilim ne derse desin, insanlar takvimler yapar, tarihler yazar, zamanla oynar, dünyayı değiştirmeye çalışır.


İnsan, çok bunaldığında bilinemeyen geleceğe ya da dönülemeyen geçmişe sığınır.

“Bugünü etkileyen, geçmiş hayatında yaptıkların değildir.
Asıl, bugün yaptıkların geçmişte yapılanları telafi eder ve geleceği değiştirir,”

diyor Paulo Coelho.

Her yeni gün gerçek bir başlangıçtır aynı zamanda. Belki yeni bir karar almak ve onu uygulamaya koymak için, belki de hiçbir karar almadan, sadece aklınızdan her zaman geçenleri yaşamaya başlamak için…

Öte yandan Yeni yıllar yeni şeyler getirmez, aslında vadetmez de; biz insanlar bağlarız her şeyleri birbirine, dilimizle —umutla, kaygıyla ve korkuyla.

Yeni Yılda herşeyin gönlünüzce olması dileğiyle…

Reklamlar

7.12.2012

7 Aralık 2012 16:48, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa…!

Merhaba,

Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Oyun-yaşam-insan arasındaki, birbirinin içine giren karmaşık ilişki filozofların da ilgisini çekmiş her daim. Platon, bir saatlik oyunla, biri hakkında bir yıllık konuşmayla öğrenebileceklerimizden fazlasını öğrenebileceğimizi söylemiş. Seneca, hayatın bir oyuna benzediğine ve önemli olanın süresi değil oyunculuğun mükemmeliyeti olduğuna işaret etmiş. Bilginin başlangıcı ‘oyun’ hepimizin geçtiği yollarda var. Çocukluğumuzda bırakmayıp, fırsat buldukça hayatın içine koymaya çalıştığımız, öyle ya da böyle gelip bizi bulan oyunlar, bazen tatlı bazen zorlu deneyimlere dönüşse de ‘oyun’un tadı, amacı kazanmak ya da kaybetmek olmadığında çıkıyor. Bir şeyler öğrenmek, iyi vakit geçirmek, hayat denen resmi renklendirmek için oyunsuz kalmamak gerek.

Fransız sosyolog Roger Caillois’ya göre “oyun” aktivitesinin sahip olması gereken karakteristiklerin başında “eğlence” geliyor. Kafa boşaltmaya, ciddiyetten uzak neşeli vakit geçirmeye yönelik bir aktivite olmalı oyun. Zaman ve mekan ilişkisinde sınırlarını belirlemeli, diğer yaşamsal süreçlerle kesişmemeli. Oyunun sonucuysa belirsiz olmalı. Katılımcılar oyun süreci sonunda işe yarar bir şey üretmiş, başarmış ya da elde etmiş olmamalı. Gündelik yaşama hâkim olan kurallardan farklı, kendine has kuralları olmalı. Son olarak da bilinçli olarak gündelik gerçeklikten farklı bir gerçeklik sunmalı katılımcılarına.

Özel günlerin anlam ve önemini ana sayfasındaki sembolik göndermelerle ekranlarımıza taşıyan Google, 9 Haziran 2011’de hazırladığı “doodle” ile büyük ses getirmişti. Modern müziğin usta gitaristlerinden Les Paul’ün doğumunun 96. yılı anısına hazırlanan ve klavye veya mouse tuşlarına basarak gitar çalmaya olanak tanıyan bu doodle, Google’ın bugüne kadar en çok dikkat çeken ana sayfalarından biri olarak tarihe geçti. Öyle ki, yoğun ilgi sebebiyle Google, Les Paul doodle’ını ekstradan bir gün daha sitesinde tuttuğu gibi, yapılan besteleri de kaydetme imkanı sundu. Les Paul’den ilham alarak, milyonların tuşlar yardımıyla hünerlerini sergilediği doodle, artık ana sayfada yer almasa da hâlâ şansını denemek isteyenler için bir link mevcut.

23.11.2012

23 Kasım 2012 12:11, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Bu hafta Profesör Paul Bloom’un verdiği “İyi Bir Yaşam: Mutluluk” adlı dersten alıntılar var;

Steven Pinker çağrışımlarla dolu güzel paragrafında mutluluğun anahtarını şöyle tanımlıyor:
“Sağlıklı olduğumuzda, iyi beslendiğimizde, rahat olduğumuzda, güvende hissettiğimizde, bolluk içinde olduğumuzda, bilgi sahibi olduğumuzda, saygı duyulduğumuzda, bir eşimiz olduğunda, âşık olduğumuzda daha mutlu oluruz”.

Sorun şu, siz, yaşadığımız yüzyılın Amerikalıları, tarihteki hemen hemen herkesten daha sağlıklısınız, daha iyi besleniyorsunuz vesaire ama onlardan daha mutlu değilsiniz. İşin bilmecesi de burada. Mutluluk konusundaki Devamı