10.10.2014

10 Ekim 2014 11:20, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Musahipzade Celal Efendi‘nin yazdığı tiyatro oyunu İstanbul Efendisi İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yönetmen Engin Alkan tarafından müzikal oyun olarak sahneye koyulduğu 2008 yılından beri kapalı gişe oynuyor.

Oyundan kısacık,3 dakikalık bir bölüm var bu hafta: Tatyos Efendi’nin bestelediği, güftesi Ahmet Rasim’in Uşşak makamındaki şarkısı eşliğinde.

İstanbul Efendisi’nde çarşı esnafının gösterildiği sahne, Baş Kadı Savleti Efendi’yi Devamı

19.09.2014

19 Eylül 2014 11:30, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa..!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli olurken çevreye de duyarlı bir haftasonu diliyorum.

19092014_cevre_1

21 Eylül’de bütün dünya liderleri, BM Genel sekreteri Ban Ki-moon’un çağrısıyla New York’ta tarihi bir iklim zirvesi için bir araya geliyorlar.

Bu zirveyle eş zamanlı olarak 21 Eylül 2014 Pazar günü başta New York olmak üzere tüm dünyada ve İstanbul’da da yeryüzünün gördüğü en büyük iklim yürüyüşü yapılıyor: Halkın İklim Yürüyüşü / People’s Climate March.

19092014_cevre_2

İlginç bir girişle bu konuda yapılanların tarihsel boyutunu da açık ve kısa bir şekilde anlatan, çarpıcı görüntülerin eşlik ettiği bilgilerin sunulduğu bir belgesel Eylül başında yayınlanmaya başladı.

Aşağıda bu belgesel filmin 2 dakikalık tanıtımı var: cc listesinden Türkçe seçeneğini seçerek Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.

19092014_cevre_4

Haiyan tayfunu Filipinler’i saatte 314 km hızla esen rüzgarlarla vurmuştu. Bu Sandy ve Katrina kasırgalarındaki rüzgarların toplamından daha büyük bir hızdı. Özellikle Yeb Saño’nun Filipinlerdeki Haiyan tayfunun ülkesine verdiği afallatıcı yıkımı 2013 yılında Varşova’daki Bireşmiş Milletler toplantısında dile getirdiği kısım için bile belgeselin izlenmesini tavsiye ederim. (10’38-12’ arasındaki 2 dakikalık kısım)

Vimeo’daki resmi Fragman :

Disruption – Official Trailer from Disruption on Vimeo.

HD kalitesindeki Video’yu http://watchdisruption.com/ bağlantısında cc listesinden Türkçe seçeneğini seçerek Türkçe altyazılı olarak izleyebilirsiniz.

29.08.2014

29 Ağustos 2014 13:55, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaaaa….!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

YOKSA KOŞMAK YARADILIŞIMIZDA MI VAR?

Birkaç ay önce, New York City Maratonu’nu gördüyseniz, garanti ederim ki, hiç kimsenin daha önce görmediği bir şey gördünüz. Derartu Tulu adında Etiyopyalı bir kadın başlama çizgisinde göründü. 37 yaşındaydı, 8 yıl içinde herhangi bir maraton filan kazanmamıştı, ve daha birkaç ay önce doğum yaparken neredeyse ölüyordu. Derartu Tulu sporu bırakıp emekli olmaya hazırdı. Ama dişini tırnağına takıp son bir hesaplaşma için büyük bir koşuda şansını denemeye karar verdi. New York City Maratonu’nda. Ancak — Derartu Tulu için kötü haber — aynı hedefe sahip başkaları da vardı. Örneğin, Olimpiyat altın madalyası sahibi Paula Radcliffe — o bir canavardı. Açık arayla, gelmiş geçmiş en hızlı kadın maratoncu. Erkekler dünya rekorunun sadece 10 dakika gerisinde. Diyebiliriz ki Paula Radcliffe, geçilemez. Derartu Tulu’nun girdiği yarış buydu.

Tabanca patladığında, kaybetmeye mahkum demeye bile gerek yok. Mahkumdan daha mahkumdu. Ama, bizim mahkum-mahkum sıkı çıkar. 26 millik (42 km) yarışın 22. milinde Derartu Tulu lider grup içindedir. İşte acayip şey, orada olur. Paula Radcliffe, büyük ödül çekini Derartu Tulu’nun kaybeden ellerinden alıp eve götürmesi kesin olan kişi, birden bire bacağını tutar ve geride kalmaya başlar. Böyle bir durumda yapmamız gerekeni hepimiz biliyoruz, öyle değil mi? Dirseğinizle çenesine şöyle bir çarpıp bitiş çizgisine doğru uçarsınız. Derartu Tulu, bu senaryoyu bir kalemde çizdi attı. Uçup gitmek yerine, o da geride kalır, Paula Radcliffe’i tutar ve der ki, “Haydi. Bizimle gel. Yapabilirsin.” Ve Paula Radcliffe, maalesef, bunu başarır. Lider grubu yakalar ve bitiş çizgisine doğru hamle yapar. Ama sonra, yeniden geriye düşer. İkinci kez, Derartu Tulu onu yakalar ve çekmeye çalışır. Ve o noktada Paula Radcliffe der ki, “Ben bittim. Koş.” Bu masal gibi bir hikaye, ve sonunu hepimiz biliriz. Çeki kaybeder, ama eve daha büyük ve daha önemli birşeyle döner. Ancak, Derartu Tulu senaryoyu bir kez daha bozar. Kaybetmek yerine, lider grubu da geride bırakır ve kazanır. New York City Maratonu’nu kazanır ve eve büyük bir ödül çekiyle döner. Yarıştaki herkesten daha yarışçı ve daha şefkatli birisi varsa, öyle bir kalbi olan birisinin günümüzün rekabetçi dünyasında hayatta kalması bir yana, yarışı önde bitirebilmesi, bu tesadüf değildir.

Kadınlar kısa mesafe koşularında Olimpiyatlara uzun süredir katılıyorlar. Tüm kadın kısa mesafe koşucularının dikkat çekici özelliği, hepsi kötüdür, berbattırlar. Oysa kadınların maraton koşmasına sadece 20 yıldır izin veriliyor. Çünkü 1980’lerden önce tıp bilimi derdi ki, eğer bir kadın 26 mil (42 km) koşmayı denerse – 42 km koşmayı denerse ne olacaktı, bilen var mı? 1980’lerden önce maraton koşmanın kadınlara neden yasak olduğunu? Bu çok kısa öğrenme sürecinde, kadınlar erkek dünya rekorunu egale etmeye iyice yaklaştılar, arada sadece 10 dakika kaldı. Birkaç yıl önce, Emily Baer Hardrock 100 adlı bir yarışa katıldı. (100 mil=160 km) Yarışın adı herşeyi açıklıyor. Bu yarışı bitirmeniz için size 48 saat veriyorlar. Emily Baer, 500 koşucu içinde yarışı ilk 10 içinde, sekizinci olarak bitirdi. Hem de her bir yardım noktasında durup bebeğini emzirdiği hâlde — yarış sırasında. Ve buna rağmen, 492 kişiyi geçti.

İlk gizem: Nasıl oluyor da kadınlar mesafe arttıkça güçleniyor?

Metinde geçen soruların yanıtını ve koşmayla ilgili üç gizemi içeren konuşma aşağıda:
Türkçe Çeviri : Aykut Türker
Gözden Geçiren : Sancak Gülgen

MŞY’e teşekkürlerimle

12.09.2014

12 Eylül 2014 09:15, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.

Çatalhöyük İstanbul’da

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, 10 – 14 Eylül 2014 tarihleri arasında yapılacak olan 2014 Avrupa Arkeologlar Birliği Kongresi vesilesiyle iki büyük sergi düzenliyor: 10 – 21 Eylül 2014’te İTÜ Taşkışla Kampüsü’nde düzenlenecek olan Çatalhöyük Sergisi ve 11 Eylül 2014 – 11 Ocak 2015 tarihleri arasında İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde düzenlenecek olan Mendel – Sebah: Müze-i Hümayun’u Belgelemek Sergisi.

Arkeolojisi ve Tarihiyle “Çatalhöyük” Sergisi

1950’li yılların sonlarında James Mellaart tarafından keşfedilen Çatalhöyük, Türkiye’nin 11. Dünya Mirası ve listede yer alan tek Yakın Doğu Neolitik yerleşmesi oldu. Neolitik Dönem’de insanlar göçebe hayatlarını geride bırakıp yerleşik hayata geçmeye başlamışlardır. Yerleşik kent yaşamındaki insan ilişkileri, Devamı