29.12.2006

29 Aralık 2006 10:32, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa….!!!

Merhaba,

Gönül ister ki her yılda bu cumadan bir kaç tane olsun. 😉

İlk günü bayramda başlayan bir yılın , her günü bayram neşesi ve heyecanıyla bayram gibi geçer umarım. Deliye her gün bayram diye bir deyişimiz de var, 2007’de artık her gün bayram olur mu olmaz mı onu zaman gösterecek 😉

Bu sene Yeni Yıl dileklerime bir şairin bildiğiniz bir şiiri tercüman oluyor.

29122006_yeni_yil

MIRILDANDIKLARIM

Kırdın mı incittin mi birilerini
Kimleri kazandım, yitirdiklerim kimler?
Kendimi yeniledim mi yazdıklarımda?
Yeniden düşünmeliyim
Dostluklarımı, ilişkilerimi
Gözlerim çocukluk fotoğraflarında mı kaldı
Yitirdim mi yoksa masumiyetimi?
Borçlarımı ödedim mi?
Doğru seçtim mi soruların fiillerini?
Tırnaklarım kesilmiş, dişlerim fırçalanmış, saçlarım taranmış,
Giysilerim ütülü, odam düzenli mi?
Geri verdim mi aldıklarımı:
Aşkları, dostlukları, sevgileri, güvenleri, bağları,
Kitaplara, sayfalara, satırlara borcumu ödedim mi?
Yokladım mı duygularımı
Hâlâ sevebiliyor muyum insanları?
Ovmalı gümüşleri, bakırlarımı; cila geçmeli ahşaplarıma
Ovmalı umutları
Saklı tutmalı gelecek inancını, yarınları eksik etmemeli ağzımızdan
Ey uzak akrabalarım, üvey aşklarım
Mevsim sonu dostlarım, işporta malı ayrılıklar
Arkadaş ölümleri, dost hançerleri, talan ettiğimiz zulalar
Gece telefonları, ıssız konuşmalar
Mağrur incelikler, vurgun yemiş ilişkiler
Uçurum duygusuyla yaşadığımız hayat ey
O kadar çok anlattım ki
Kendime kaldım anlatmaktan…
Bunaldım kendisiyle boğuşmasını
Başkalarında çözmeye çalışan insanlardan
Usandım sözcük oynamalarından, tılsımlı sıfatlardan,
Ofset duyarlılıklardan
Kaç zamandır duru, yalın, çalışkan, iyi insanlar özlüyorum
‘İçtenliğin’ ya da ‘dünya görüşünün’ kirletmediği
Kendime bir yeni yıl kartı yazarak bunları diliyorum
Aranıp duruyorum adresini yitirdiğim insanları
Vitrin camlarına yansıyan yüzlerde
Bilmiyorum kalmış mıdır adresini yüzlerinde taşıyan insanlar
Hâlâ bir umut var mıdır
Çıkmaz bir sokağa benzeyen bu avare avunması vitrinlerde
Ne çıkmaz sokaktayım ne de mutsuz
Sadece rüzgârlardan daha güçlü olmak istiyorum o kadar
Açık denizlerde nice yolculuklara yelken açarken
Kış güneşinin mutlu ettiği bir kedi gibi mutlu, emin, tasasız
Sere serpe ve keyifli olmak tek isteğim ve dileğim
Senin ve benim , yani bizim için…

Murathan MUNGAN

29122006_yeni_yil

23.12.2011

23 Aralık 2011 10:34, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa…!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Bu hafta bir öykü’den alıntı var;

(Babam) Yanına çağırıyor. Otururken gazetesini dörde katlıyor.

“Rüyanda ingilizce konuştuğunu görürsen, artık yabancı dil konusunu halletmişsin demektir… Arkadaşını incittiğin günün gecesinde sıkıntıdan uyku tutmuyorsa dostluğun anlamını çözdün demektir… Elindeki işi bitirene kadar uyumayı düşünmüyorsan, sorumluluk duygusunu edinmişsin demektir… demektir… demektir…”

Yaşamın karşıma çıkaracağı sorunların çözümü hep üç ayaklı bir masanın üstünde duruyor sanki; gece, uyku, rüya… Babam sorunlardan böyle kaçıyor galiba. “Ben masayı gösterdim, artık iş sana düşüyor, yatağına yat, yanlız kal, uyumadan önce düşün, onu da başaramazsan rüya gör…

Kaynak : Kediler Güzel Uyanır’daki Solucan adlı öykü, Yekta Kopan

NOT : Kediler Güzel Uyanır kitabına ait notlarıma buradan erişilebilir.

27.10.2006

27 Ekim 2006 13:43, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,

Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum,

Gerçek Dostluk

Mevlana ve bir öğrencisi, dostluğun ve arkadaşlığın konu edildiği bir söyleşiden çıkmışlar, yolda birlikte yürüyorlardı. Biraz ileride yolun kenarında, iki köpeğin koyun koyuna sokulmuşlar, birlikte uyumakta olduklarını gördüler. Öğrencisi, biraz önceki söyleşinin de etkisi altında kalarak, bu görüntü karşısında çok duygulandı ve bu duygusunu Mevlana ile paylaşmak istedi:

“Efendim şu manzaraya bakın” dedi. “Ne denli yüce bir ders alınacak dostluk örneği, değil mi?”

Mevlana, öğrencisinin bu heyecanı karşısında hafifçe gülümsedi Devamı

Böyle bir sohbeti özledim

Ne diyeceğim bir ara şöyle saate bakmadan oturup sohbet edelim.

Hem de nasıl biliyor musun?

Önce herkes koltuklarda otururken sonra saat ilerleyip de konuşulanlar dallandıkça hani bacaklarını toplarsın, koltuğa şöyle iyice yerleşirsin ya farkında olmadan, elindeki çay-kahve neyse ondan birer yudum alıp sohbet koyulaştıkça… Devamı