14.06.2013

14 Haziran 2013 9:31, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa…!

Merhaba,
Herkesin dilediği gibi bir haftasonu geçirmesini diliyorum 🙂

“Umutsuzluğa kapıldığımda tarihi düşünürüm; gerçeğin ve sevginin daima galip geldiğini hatırlarım. Her zaman zalimler ve caniler olmuştur. Bir süre için yenilmez görünebilirler; ama sonunda hep yenilirler… her zaman bunu düşün… her zaman…”

Gandi

“Sivil İtaatsizlik” Kavramı’nın Ortaya Çıkışı

(H. David Thoreau)

Eylem tarzı ve hedeflediği amaç bakımından terörizmden, düşünsel çerçevesi bakımından ise anarşizmden tamamen farklı olan “Sivil İtaatsizlik” tabiri, ilk kez 1849 yılında Amerika’da Henry David Thoreau (1817-1862) tarafından kullanılmıştır. Sivil itaatsizlik doktrininin oluşumunda Meksika Savaşı önemlidir. Meksika ile yapılan savaşın amacının, Devamı

“Sivil İtaatsizlik”

“Umutsuzluğa kapıldığımda tarihi düşünürüm; gerçeğin ve sevginin daima galip geldiğini hatırlarım. Her zaman zalimler ve caniler olmuştur. Bir süre için yenilmez görünebilirler; ama sonunda hep yenilirler…her zaman bunu düşün…her zaman…”

Gandi

“Sivil İtaatsizlik” Kavramı’nın Ortaya Çıkışı
(H. David Thoreau)

Eylem tarzı ve hedeflediği amaç bakımından terörizmden, düşünsel çerçevesi bakımından ise anarşizmden tamamen farklı olan “Sivil İtaatsizlik” tabiri, ilk kez 1849 yılında Amerika’da Henry David Thoreau (1817-1862) tarafından kullanılmıştır. Sivil itaatsizlik doktrininin oluşumunda Meksika Savaşı önemlidir. Meksika ile yapılan savaşın amacının, zenci köleliğini yeni bir bölgeye yaymak olduğunu düşünen Thoreau’nun; böyle adaletsizlikler yapan bir hükümeti mali bakımdan desteklememek için kelle vergisini ödemeyi reddetmesi üzerine hapse girmesi; onun “Sivil İtaatsizlik” isimli makalesini yazmasına neden olmuştur. Aynı zamanda bir naturist olan Thoreau’nun “Sivil İtaatsizlik” adlı eseri, Gandhi, Martin Luther King ve onları izleyen binlerce adalet yanlısına ilham olmuştur.

Thoreau, Sivil İtaatsizlik kitabına “En iyi yönetim, en az yönetendir” diyerek başlamıştır. O’nu böyle düşünmeye iten neden, yönetimin insanların taleplerine cevap verememesi ve gücünü kötüye kullanmasıdır. Thoreau, yönetimin zorbalığı ve yetersizliği yüzünden yaşam çekilmez bir duruma geldiğinde insanların direnme hakkının olduğunu ifade etmiştir. Thoreau, kanunlara karşı açık ve maksatlı bir itaatsizlik noktasına da varsa, vatandaşın görevinin haksızlıklara karşı koymak olduğunu belirtmektedir. Düşünür, vicdanı dolayısıyla insan onurunu ve bunlardan hepsinin öncesinde bireyin özerkliğini dünyayı algılamak için esas almaktadır.

Thoreau, “Sivil İtaatsizlik” anlayışını 4 temel ilkeye dayandırmaktadır:

    a. Bir kimsenin ülkesinin yasasından daha yüce bir yasa vardır. Bu da vicdanın yasasıdır.

    b. Bu yüce yasayla ülkenin yasası birbiriyle çatışır duruma geldiğinde, kişinin ödevi “yüce yasa” ya uymak, ülke yasasına bile bile karşı gelmektir.

    c. Kişi, ülkenin yasasına bile bile karşı geliyorsa bu eylemin bütün sonuçlarını göze almayı istiyor olmalıdır, hapse girmeyi bile!

    d. Oysa hapishaneye girmek sanıldığı kadar olumsuz bir edim değildir. Bu durum iyi niyetli kişilerin dikkatini kötü yasaya çekmeye yarayacak, bu yasanın kaldırılması sonucuna katkıda bulunacaktır. Ya da yeterince kişi hapishaneye kapatılırsa, edimleri devlet mekanizmasını işlemez kılmayı, dolayısıyla kötü yasayı uygulanamaz duruma getirmeyi sağlayacaktır.

Kaynak : SİVİL İTAATSİZLİK VE MOHANDAS K. GANDHI Mesude Altunel sf. 446

31.12.2010

31 Aralık 2010 10:41, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…! – Mutlu Yıllar

Merhaba,

Bugün cumaaaa…! konulu mailleri göndermeye başlayalı ikinci kez 31 Aralık bir cuma gününe denk geldi. Bu haftaki mail yeni yıl dilekleri de içerdiği için alışılandan daha uzun.

Zaman akıp giderken 2010 umarım istediğiniz ve dilediğiniz şekilde geçirdiğiniz, keyifle hatırlayacağınız bir yıl olmuştur.

31122010_yeniyil-1

Yeni yılın, 2011’in size, bize, hepimize

Sağlıkla keyfine varılacak sürü sepet mutluluklar,

Keyifli ve neşeli günler, samimiyet, içtenlik,

Bol sohbetli, lezzetli sofralar ve bu sofralarda beslenmemize dikkat etme kararlılığı,

Kendimizi geliştirmek için sayısız fırsatlar,

Ara sıra da olsa içimizdeki sesi dinlememize olanak verecek kendimize ayırabildiğimiz zamanlar,

Sorunun kaynağı ne olursa olsun yardımlaşmanın ve paylaşmanın sevincini ve keyfini çıkartacağımız çözümler,

Bankomatlarda, OGSde vs birden çok sıra bulunan yerlerde hangisinin hızlı ilerleyeceğini her daim kesinlikle bilen öngörü,

Verdiğimiz emeklerin, gösterdiğimiz çabaların boşa olmadığını görmeye yetecek sabır ve enerji,

Ofis ortamlarında geçirdiğimiz saatler sonrasında sağlıklı olmak, sağlıklı kalmak için uygulamamız gereken egzersizler için gerekli disiplin,

Günlük telaş ve koşturmaca içinde çoğu zaman teğet geçtiğimiz hemen yanı başımızdaki ufak mutlulukları görme farkındalığı,

Keder ve umutsuzlukla geçen bir günün yada gecenin ardından, ertesi güne başlamak için gereken azmi,

Arada bir bazı haftalarda ikinci bir cumartesi günü,

Gülmenin tarifsiz keyfini çıkartmak için türlü türlü bahane,

Kalbimiz ve ruhumuz ne kadar yaralanırsa yaralansın acısını alacak sihirli bir ağrı kesici,

Ailemizi, iş arkadaşlarımızı, dostlarımızı ve zaman zaman da kendimizi affedebilme olgunluğu,

Trafikte herkesin kurallara ve diğerlerinin hakkına saygı göstermesini sağlayacak mucizeyi,

Sinirlendiğimizde gerçekten buna değse bile asla acımasız olmamamız gerektiğini hatırlatacak içsel gücü,

Kötü olayların iyi yanını bir bakışta gösterecek sihirli gözlüğün satışa çıkacağı günü,

İnsanlari üzmeden ve duyarli olarak kendi fikirlerimizi söylemenin binbir yolunu gösterecek duyarlılığı,

Aşk için, hayallerimiz için, yaşıyor olma serüveni için bazen bir aptal gibi görünme riskini göze alabilecek cesareti,

getirmesini diliyorum 🙂 (kendi imkanlarımız ve teknolojik-sosyolojik gelişmelerin desteğiyle).

Bunların ayağımıza gelmesini beklerken boş durmayıp biz de birşeyler yapalım dersek işe kendimizden başlamalıyız diye düşünüyorum. Gandhi’nin dediği gibi 2011’de

Görmek istediğiniz değişim, “siz” olun.

Bu sene yeni yıl dileklerime Ruyard Kipling’in bildiğiniz bir şiiri; “IF” tercüman oluyor.

Devamı