26.07.2013

26 Temmuz 2013 14:20, Cuma
Konu:
bugün cumaaaaa..!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum.
Reçete iddiasındaki kişisel gelişim kitaplarındaki önerilere genellikle kuşku ile bakarım. Ama gündelik yaşamın bazı anlarını daha iyileştirme için ipuçlarına ihtiyacımız da orada duruyor. Reçetenin etkisinin sınırlarını bilerek, hayatın sırrını kimsenin bir başkasından daha iyi çözemediğini hatırlayarak okunması dileğiyle. Kimseye bir zarar vereceğini sanmıyorum.

    1. Yazarak düşün (el ile yazmak otomatik bir süreç olduğu için yazma için ayrı çaba gerekmez; el hareketleri ile beyinde yarattığın aktivite dil/düşünce bölgelerini aktifleştirir).
    2. Karşıt görüşte birisinin fikirlerini dinle, benimsemeye çalış. Şikayet eden birisine kulak ve hak ver (ki seni harekete geçirsin).
    3. Roman oku (başkalarını anlamayı öğrenmek, farklı perspektifler edinebilmek için eşsiz bir fırsat).
    4. Sürüncemede bıraktığın herhangi bir işin Devamı

Defter Atölyesi

Bugün bir blog’dan paylaşım var;

26 Mayıs’ta kağıda, kaleme en çok da defter çeşitlerine meraklı bir grup genç insan, işin inceliklerini ve üretim tekniklerini öğrenmeye Sinek Sekiz Yayınevi‘ne gelmiş. O gün yapılan çekimlerle Düğme film ekibinin hazırladığı video’yu izleyince çok hoşuma gitti. Çekimin yapıldığı gün defter atölyesinin yazı ve fotoğraflarını merak edenlere işte Bloglarındaki bağlantı : Defter Atölyemiz

Kinfolk Magazine Freshen Up Istanbul from dugme film on Vimeo.

Kasım – Yazma ayı

Dünya çapında yazar adayları bugünden itibaren ay sonuna kadar, Ulusal Roman Yazma Ayı “NaNoWriMo” etkinliği çerçevesinde, 50 bin kelimelik bir roman yazmak için masa başına geçti. İlk kez 1999 yılında, Kasım ayı boyunca 50 bin kelimelik bir romanı baştan sona yazmayı hedefleyen 21 yazarın katılımıyla başlatılan etkinliğe geçen yıl 250 bini aşkın katılım olduğu bildirilmişti.

nanowrimo

ABD’de ulusal bir etkinlik olarak başlatılan ve kısa sürede uluslararası boyut kazanan NaNoWriMo, yazma heveslilerini keyifli ve zorlu bir deneyime davet ediyor. Bu etkinlikten esinlenerek başlatılan pek çok yazma etkinliği de Kasım ayını renklendiriyor. Örneğin Devamı

23.06.2006

23 Haziran 2006 09:53, Cuma
Konu:
bugün cumaaa…!

Merhaba,
Herkese neşeli ve keyifli bir haftasonu diliyorum,

Xenocrates (Zenon) bir öğrencisiyle konuşuyor, o ne derse öğrencisi sürekli onaylıyormuş. Filozofun sabrı tükenmiş ve bağırmış:

“Hiç olmazsa bir kere itiraz et, başka bir fikir söyle de iki kişi olduğumuzu arılayayım..”

TEPKİSİZLİK

Ünlu virtüöz piyanonun basina oturmus ve salonu dolduran seyircilerin onunde, konserine baslamisti. Ancak tuslara basip caliyor gorunmesine ragmen, telleri inceden sıkılmis olan piyanodan hicbir ses cikmiyordu! Dinleyiciler, birbirine goz ucuyla bakarak ne yapmalari gerektigini arastiriyorlar, fakat nedense tepki gosteremiyorlardi. İki saat suren sessiz konserden sonra, ünlü virtüoz oturdugu yerden kalkarak, buyuk bir ciddiyetle onlari selamladi.Salon surekli alkis sesleriyle cinliyordu.

İngiltere’de yasanan bu olaydan sonra piyanist, kendisiyle ropörtaj yapan televizyon spikerine :

-“insanlardaki tepkisizligin nereye kadar varacagini ogrenmek istedim” diyordu…
“Meğer sınırı yokmuş…”

HER ZAMAN BİR İZ BIRAK!

Yazan: Paulo Coelho
Kalemin hikâyesi

Çocuk, büyükbabasının mektup yazışını izliyordu. Birden sordu:

“Bizim başımızdan geçen bir olayı mı yazıyorsun? Benimle ilgili bir hikâye olma ihtimali var mı?”

Büyükbaba yazmayı kesti, gülümsedi ve torununa şöyle dedi:

“Doğru, senin hakkında yazıyorum. Ama kullandığım kurşun kalem yazdığım kelimelerden çok daha önemli. Devamı

15.06.2012

15 Haziran 2012 15:12, Cuma
Konu:
bugün cumaaaa…………..!

Merhaba,
Herkese keyifli ve neşeli bir haftasonu diliyorum

İster bir kitap olsun, ister akademik bir çalışma yahut tez, yazmak kolay değil. Disiplin gerektirdiği kesin. İşte bir ustadan bu konuda yardımcı olabilecek, yol gösterecek fikirler;

Henry Miller’dan Yazmak İçin 11 Emir

Henry Miller, 1934’te yayımlatacağı ilk kitabı Yengeç Dönencesi’ne yazarken (ve bir yandan ikinci kitabı Kara İlkbahar zihninde dönüp dururken) yoğun bir çalışma dönemine girer. Anais Nin’in desteği ve Paris’in entelektüel çevresi iyidir iyi olmasına da, asıl gereken disiplinli bir çalışma takvimdir. Sonunda kendisi için on bir emir hazırlar modernist edebiyatın bu öncü ismi. İşte Henry Miller’ın 1932-1933 yılları boyunca çalışma masasını karşısında asılı duran on bir emir.

Henry Miller
(1891 – 1980)

    1. Bitirene kadar sadece tek bir şey üzerinde çalış.
    2. Yeni bir kitaba başlama, “Kara İlkbahar”a yeni şeyler eklemekle uğraşma.
    3. Sinirlenme. Elindeki ne olursa olsun sakince, neşeyle ve dünyayı umursamadan çalış.
    4. Duygu durumuna göre değil programına göre çalış. Belirlediğin zamanda çalışmayı kes.
    5. Yaratıcı olmayabilirsin ama çalışabilirsin.
    6. Suni gübre katmakla uğraşacağına, her gün azıcık çimentoyla sağlamlaştır.
    7. İnsanca yaşa! Birileriyle, görüş, bir yerlere git, canın çekerse iç.
    8. Yarış atı olma. Sadece zevk için çalış.
    9. Program seni bunalttığında bırak ama ertesi gün bıraktıklarını tamamla. Konsantre ol. Programını sınırla. Onun dışına çık.
    10. Yazmak istediğin kitapları unut. Sadece yazmakta olduğun kitabı düşün.
    11. Öncelikle ve her zaman yaz. Resim, müzik, arkadaşlar, sinema; hepsi yazmaktan sonra gelir.

Kaynak : Yekta Kopan – filuçuşu